mücevheratçı. ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
GüHERPARE
(Fars.) Ka. – Cevher parçası. ...
Güler yüz (göstermek) (birine)
Ona yumuşak, sevecen bir tavır(takınmak). ...
GüLGONCA
(Fars.) Ka. – Açılmamış gül. ...
gülgonce
gül goncası. ...
Gün almak (birinden) (bir yıldan)
1. Randevu almak, bir kimse ya da kuruluştan belli bir iş işin uygun bir istemde bulunmak. -2. Bir yaşı birkaç gün geçmek. ...
gün dönümü
– gök bilimi. Gecelerin ve gündüzlerin uzamadan kısalmaya veya kısalmadan uzamaya döndükleri gün ...
Günah (birinden) gitmek
Söz dinlemeyen bir kimseye son olarak uyanda bulunup rahatlamak, sorumluluğu o kişiye bırakmak. ...
Günaha sokmak (birini)
Bir kimseye din yönünden suç sayılacak bir iş yaptırmak. ...
gündönümü
– tahavvül-i şems
– Gecelerin uzama’dan kısalmaya (22 Aralık), ya da kısalma’dan uzamaya (22 Haziran) dönmesi olayı; bu dönmenin olduğu tarih.
– inkılap
– Güneş ışı ...
Güneş çarpmak (birine)
Güneş altında fazla kalıp hastalanmak. ...
Günün arkası
– erte
– ferda ...
Gurur duymak (biriyle, bir şeyden)
Onunla övünmek, gururlanmak. ...
GUSALE-GöN
Kösele ...
gutasyon
– damlama
– Bitkilerin yapraklarından damlalar halinde su atılması ...
guttasyon
– Kök basıncı ile yapraktan damlalar hâlinde dışarı su atılması
– bk. gutasyon ...
Güven beslemek (duymak) (birine)
Ona güvenmek; itimat besle mek. ...
GYNAiKON
Antik Yunan evlerinde kadınlar için ayrılmış bölüm ...
Haber almak (birinden)
Birinden bir haber, bilgi öğrenmek, kendisine haber iletilmek. ...
Haber salmak (birine, bir yere)
Ona, oraya haber göndermek. ...
Haber vermek (birine)
1. Oha söz konusu şeyi bildirmek. -2. Bir du rumun belirtilerini yansıtmak. ...
Haciz konmak (koymak) (bir yere)
Borçlunun malına mahkeme yoluyla et konmak (koymak). ...
Haddini bildirmek (birine)
Ona, her işe burnunu soktuğu, küstahlık ettiği işin sert bir karşılık vermek. ...
Hafakanlar (afakanlar) basmak (boğmak) -(birini)
çok sıkılmak, bu nalmak. ...
Hafife almak (birini, bir şeyi)
Onu küçümsemek; ona önem vermemek. ...