Hemen her gün, bıktıracak ölçüde sık. ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
haher
kızkardeş. ...
haherzade
. yeğen, kızkardeşin çocuğu. ...
Hak vermek (birine)
Onun haklı olduğunu kabul etmek, ona yanıl-madığını söylemek. ...
Hakkı geçmek (birine, bir şeye)
1. Bir kimsede, şeyde emeği, hizmeti bulunmak. -2. Hakkından bir parçası başkasına verilmiş olmak. ...
Hakkından gelmek (bir şeyin, birinin)
1. Yapılması güç bir işi başarmak. -2. Bir kimseye hak ettiği cezayı vermek. ...
Hakkını vermek (birinin, bir şeyin)
1. çalışmasının karşılığını tam olarak ödemek. -2. Bir işe gerektiği ölçüde emek vermek. ...
Haklı bulmak (birini)
Haklı olduğunu kabul etmek; onu uygun, yerin de görmek. ...
Hal hatır sormak (birine)
Bir kimseye “nasılsınız” diye sormak. ...
HALKYONE
Kral Keyks’in karısı ...
halon
– kimya. Yangın söndürmede kullanılan kimyasal bileşik
– kimya. Çoğunlukla metan yada etandan hazırlanan alifatik hidrokarbonlardaki hidrojen atomlarının birkaçının ya da tümünün flor, bro ...
Halüsinasyon
– Sanrı, birsam
– gerçekte olmayan birtakım olayları yaşadığını sanmak
– Fr. hallucination ...
Halvet olmak (birileriyle, biriyle) (bir yer)
– birisi veya birileriyle yalnız görüşmek amacıyla içeriye başkasını veya başkalarını almamak ...
handshake options
elsıkışma seçenekleri ...
hangi yönü
– neresi, ne tarafı ...
hanging indentation
asıl paragraf ...
Hanyayı Konyayı öğrenmek (anlamak)
çeşitli olaylarla karşılaşarak yaşamda insanın basma neler gelebileceğini öğrenmek; dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak. ...
Haraca bağlamak (kesmek) (birini, bir yeri)
Ona belli zamanlarda belli miktarlarda haraç vermesini zorbalıkla kabul ettirmek. ...
Haram etmek (bir şeyi, birine)
Bir kimseye verilen bir şeyin yararlı olmamasını istemek Haram olmak (bir şey, birine) ...
Hararet basmak (birini)
1. çok susamak. -2. Vücut ateşi yükselmek. ...
Hararet kesmek (söndürmek)
Bir içecek susuzluğunu gidermek. ...
Hararet vermek (bir şey, birine)
– Susatmak, susamasına yol açmak. ...
Harbi konuşmak
Yalansız, gerçekleri gizlemeden konuşmak. ...
Harcı olmak (bir şey, birinin)
1. Birinin yapabileceği bir iş olmak. -2. Ancak o kimseye özgü bir iş olmak. ...
Harekete getirmek (birini, bir şeyi)
Onu kımıldatmak, canlandırmak. ...