– bilgiç
– bilecen ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
Her nasılsa
“Nasıl olduysa.” anlamında, beklenmedik bir durum karşı sında kullanılır. ...
Her ne hal ise
“Uzatmayalım, geşelim.” anlamında. ...
Her ne ise
1. “Ne olursa olsun.” -2. “Tutan neyse.” -3. “Olan olmuş, uzatmayalım artık.” anlamında. ...
Her ne kadar
– zf. Başına getirildiği şartlı cümledeki yargının doğru veya doğal görüldüğünü fakat bunun yeterli olmadığını anlatan bir söz ...
Her nedense
Nasıl olduğu anlaçılmayan durumlar işin kulanılır. ...
Her tarafı buz kesmek
1. çok üşümek. -2. şaşırıp kalmak, ne yapa cağını bilememek. ...
Her tarakta bezi olmak
Birbirinden farklı işlerle uğraşır olmak; kırk tarakta bezi olmak. ...
Her telden çalmak
Her işi yapabilir, her şeyden anlar olmak. ...
her vakit
– her zaman, daima. ...
her yiyeceği canı çeken
– ekti ...
Her zaman görülen olağan
– alelade, sıradan, bayağı ...
HERA
Evlilik ve doğum tanrıçası Zeus’un karısı ...
HERAKLES
Kuvvet Tanrısı ...
herayine
mutlaka. ...
herbar
her defasında. ...
herbivor
– sıfat, hayvan bilimi. Otobur
– Otlarla beslenen hayvanlara verilen genel ad
– Fransızca. herbivore ...
HERBOLOJi
Otları inceleyen bilim dalı ...
herc
Karışıklık.
insanların arasında meydana gelen fitne, fesad.
Söze dalıp çoğaltmak. Haltetmek. Sözü karıştırmak.
Kapıyı açık bırakmak.
insanların işlerinin karışması.
Seğirtmek.
Katletmek. ...
hercai
– sf. Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren (kimse), yeltek, gelgeç
– Aşkta değişken, vefasız
– Farsça her + c¥¢ + Arapça -³ ...
hercailik
– Hercai olma durumu veya hercaice davranış ...
hercayi
bk. hercai. ...
herçend
ise de, her ne kadar. ...
herçibadabad
ne olursa olsun. ...
hercümerç
– Far. herc + merc
– sf. esk. Altüst, karmakarışık, darmadağınık, allak bullak
herc ü merc ...