– Ube, Yonago, Fukuoka, Fukuyama, Niihama ...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
jargon
– Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı ...
jenerasyon
– top. b. Kuşak.
– Bk. döl
– Soy, kuşak, nesil.
– Üretim, meydana getirme, üreme
– Fr. generation
– İng. generation ...
Jeton düşmemek (takılmak)
Söylenenleri, olup bitenleri anlayama mak. ...
jeton geç düşmek
– konuşulan veya sözü edilen konuyu geç anlamak, geç intikal etmek ...
Jeton geş düşmek
Söz konusu şeyi geş anlamak. Jeton takılmak ...
job description
iş tanımlaması ...
junction
kavşak ...
jüpon
– Giysi altına giyilen etek, iç etek
– Kadınların giysi altına giydikleri etek. ...
justification
gerekçeleme, yaslama bloklama ...
justification gap
bloklama boşluğu ...
k on disk
k yer kaplıyor ...
Kabahat bulmak (birine) (bir şeye)
1. O kimsede suç, kusur ara mak. -2. Bir şeyde eksik bir yan, kusur aramak. ...
Kabahati (birine) yüklemek
Suçu başkasının üzerine atmak, ona ifti ra etmek ...
kadın şapkalarına konulan ve yüzü örten ince tül
– vualet ...
Kadınlar hamamına dönmek (bir yer)
Herkes aynı anda konuştuğu için gürültülü bir ortam oluşmak Kadidi çıkmak ...
Kafa tutmak (birine)
– boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek ...
Kafadan şatlak (kontak, sakat)
Akılsızca işler yapan, deli. ...
Kafası bozulmak (bir şeye, birine)
Ona kızmak, öfkelenmek, sinir lenmek. ...
Kafası dönmek
1. Sersemlemek. -2. öfkelenmek. ...
Kafasından çıkarmak (bir şeyi, birini)
Onu unutmak, ondan vazgeçmek; aklından çıkarmak. ...
Kafasını gözünü yara yara konuşmak
Bir dili yanlışlar yaparak konuşmak. ...
Kafese koymak (birini)
1. Onu aldatıp çıkar sağlamak. -2. Onu hapse sokmak. ...
kakofoni
– Ses uyumsuzluğu. ...
Kalayı basmak (birine)
Ona küfür etmek, sövmek. ...