– vagonet, şaryo
...
Arama Sonucu – "on arka vb. yanların her biri"
Kukla gibi oynatmak (birini)
1. Ona her istediğini yaptırmak. -2.-Bir, kimseyi istediklerini yapıyor görünüp oyalamak, aldatmak. Kukumav gibi
...
Külahını önüne koyup (alıp) düşünmek
Olup bitenleri hakkında derin derin düşünmek.
...
Kulak asmamak (bir şeye, birine)
Onu dinlememek, ona önem ver memek. (Kars. Aldırış etmemek.)
...
Kulak tutmak (vermek) (bir şeye, birine)
– Merak edip dinlemek, işitmeye çalışmak
...
kuluçka dönemi
– Genellikle dişi kuş veya dişi kümes hayvanının yavru çıkarmak için yumurtaları üstüne yatması gereken süre, kuluçka devri.
– Döllenmeden sonra canlı bir organizma oluncaya kadar geçen sü ...
Kumaş kağıt vb.de kıvrım
– pli
...
Kumpas kurmak (birine)
Birini tuzağa düşürebilmek için gizli bir çalışma yapmak.
Gizli bir iş, düzen hazırlamak. Hile
...
kümülasyon
– Kümelenme.
– Bk. yığıştırma
– Birikim
– Fr. cumulation
...
kupon
– Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça.
– Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken ...
Kur yapmak (birine)
Ona ilgi göstererek, iltifat ederek ilgi ve sevgisini kazanmaya çalışmak.
...
Kurban etmek (birini, bir şeyi)
– Kendi çıkarı, yararı için bir şeyi ya da kimseyi harcamak.
– kendi çıkarı için birini veya bir şeyi feda etmek
– kurban kesmek
...
kuron
– Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama
...
Kurşun yağmuruna tutmak (birini, bir yeri)
Bir kimseye ya da yere sürekli olarak kurşun sıkmak.
...
Kuş mu konduracak?
“Yapacağı iş ötekilerden çok farklı mı olacak?” anlamında.
...
Kuşsütünden başka her şey var
“Her türlü yiyecek, içecek var”, an lamında.
...
Kuşsütüyle beslenmek (birini)
Onu her türlü yiyecekle, özenle bes lemek.
...
Kuveyt’in para birimi
– Kuveyt Dinarı
...
Kuvvet almak (bir şeyden, birinden)
– herhangi bir yardımla gücü artmak, kuvvetlenmek
...
kuzey yönü
– poyraz
...
Laf atmak (birine)
1. Bir erkek tanımadığı bir kadına uygunsuz ya da hoşa gidici sözler söylemek. -2. Ona sözle sataşmak. -3. çene çalmak, söyleşmek.
...
Laf düşmemek (birine)
1. Başkalarının yanında kendisinin söz söy lemesi yakışık atmamak. -2. Konuşma sırası kendine gelmemek; söz düşmemek.
...
Lafa boğmak (birim)
Onun konuşmasına, tek bir sözcük bile söyle mesine fırsat vermemek.
...
Lafa tutmak (birini)
Konuşmayı uzatıp onu işinden alıkoymak.
...
Lakap takmak (birine)
Bir kimseye ya da aileye kendi adının dışın da herhangi bir özelliğine uygun bir ad vermek.
...