Zerdüşt
...
Arama Sonucu – "s"
bartın ilçesi – ilçeleri
Amasra
Kurucaşile
Ulus
...
Barut fışısı gibi
1. Her an bir şatışmanın şıkabileceği olasılığı bulu nan (yer). -2. çok kızgın, öfkeli, sert (kimse).
...
Barut kokusu gelmek (burnuna)
Savaş ya da tehlikeli bir şey otaca-ğını sezmek.
...
baryum sülfat
– kimya. Barit
...
bas
– müzik. En kalın erkek sesi
– Sesi böyle olan sanatçı
– En kalın sesli orkestra çalgısı
– Fransızca. basse
...
BAş
Arazide en yüksek nokta
...
BAş
Bir teknenin ön ve ileri kısmı
...
Baş ağrıtmak
çok konuşarak dinleyenlere bıkkınlık vermek.
...
Baş alamamak
bk Başını alamamak
...
baş almak (bir şeyden)
– fırsat bulmak
...
Baş aşağı
1. Başı yere yönelik biçimde. -2. Başından aşağıya (yere) doğru.
...
Baş aşağı gelmek
1. Tepesi üstü düşmek. -2. Bütün işleri alt üst olmak.
...
Baş aşağı gitmek
Durumu gittikşe kötüleşmek, sürekli kötüye git mek.
...
Baş baş
Küçük çocukların “Allaha ısmarladık” anlamında ellerini başlarına götürmelerini sağlamak için söylenen söz.
...
Baş başa
Birlikte, beraberce; kafa kafaya.
...
Baş başa vermek
– iki veya daha çok kimse bir kenara çekilip konuşmak
– dayanışmak
...
Baş belası
Sürekli rahatsız eden ve bir türlü kurtulunamayan (kimse, . şey); başının derdi. (Kars. Tatlı bela)
...
baş çoban
– şerşivan
– eke
– vertigo
...
Baş döndürücü
1. (Hız ve sürat işin) Olağanüstü. -2. Baygınlık veri ci. -3. Korku verici, korkutucu. -4. Sarhoş edici. -5. çok büyük, büyük hayranlık uyandıran.
...
Baş edememek (bir şeyle, biriyle)
1. O işi basaramamak; o işin üstesinden gelememek. -2. O kimsenin sö* ve davranışlarını düzelte-memek.
...
Baş eğmek (birine)
– saygı göstermek için baş eğerek selamlamak
– direnmekten vazgeçip buyruk altına girmek
...
Baş etmek (bir şeyle) (bir kimseyle)
Onu yenmeye gücü yetmek, o konuda başarı kazanmak.
...
Baş göstermek
1. Ortaya çıkmak, belirmek, gözükmek. -2. (Güneş işin) Doğmak.
...
Baş göz etmek (birini)
– Herhangi bir tehlikeden sakınarak bir işi alelacele yapıp bitirmek
– Evermek, evlendirmek
(başgöz etmek)
...