Soğan
...
Arama Sonucu – "s"
BAşALTI
Gemilerde tayfa ve erlerin baş taraftaki koğuşları
Kayığın baş tarafının altındaki odacık
Emin yer, en güvenilecek yer
Yağlı güreşte ve karakucakta baş’tan önceki boy.
...
basamak
– Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri
– Derece, aşama, kerte, evre, mertebe, rütbe
– mecaz ...
basamak basamak
– zf. Yavaş yavaş
– Derece derece
...
basamak değeri
– Rakamların, sayıda bulunduğu basamağa göre gösterdiği değerlere denir.
...
Basamak yapmak (bir şeyi, birini)
Bir kimseden ya da durumdan, daha yüksek bir yere gelebilmek için yararlanmak.
...
basamaklı yol
– medreç, medrec
– merdece
...
başantrenör
– Antrenörlerin en ustası ve deneyimlisi
...
basar
– eskimiş. Göz
– eskimiş, mecaz. İleriyi görme, algılama yetisi
– halk ağzında. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi
– basım cihazı, matipo, kopya makinesi
– basımcılık, sine ...
BAşAR
(Tür.) Er. – Başarılı ol, işi sonuçlandır.
...
basari
– sıfat, eskimiş. Görme ile ilgili.
...
BASARIK
Dokuma tezg
...
başarı
– Başarma işi, muvaffakiyet
...
başarı ve uzmanlık
– kariyer
...
başarısız
– sıfat. Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz
– Muvaffakiyetsiz
– zarf. Başarı göstermeyerek
– rate
...
başarısız kimse
– rate
...
başarısızlık
– Akamet
– Başarısız olma durumu, muvaffakiyetsizlik
...
BAşARMAN
(Tür.) Er. – Yaptığı işi başarıyla sonuçlandıran.
...
BASARNA
Bir cismin bir yanını kaldıraçla yükseltme işi
...
BASARNA
Dalyanın kapak yeri
...
BASARYA
Serenlere açılan delik
...
başat
– sf. Baskın.
– Osm. hakim
– Sertlik, zorluk bakımından üstün olan.
– İng. epistat, dominant
...
BAşAY
(Tür.). – Birinci, ilkay. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
...
başbağ
– Başı, özgürlüğü kısıtlı
– Gözde, sevgili, en değerli
...
Başbakan
Hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil
...