Zerdüşt
...
Arama Sonucu – "s"
behişt
– din. Cennet
...
behişti
cennetlik.
...
BEHRAMşAH
(Fars.) Er. 1. (bkz. Behram). 2. Gazne sultanı. 3. Kirman Selçukluları hükümdarı.. 4. Eyyubilerin büyük şairi.
...
beis
– eskimiş. Engel, uymazlık.
– eskimiş. Kötülük, zarar
...
bekas
– hayvan bilimi. Çulluk
– Fransızca. bécasse
...
BEKBARS
(Tür.) Er. – (bkz. Bekata).
...
bekiniş
– Bekinme işi
...
BEKSAN
(Tür.) Er. 1. Tanınmış, ünlü, saygın. 2. Bey ünvanı taşıyan.
...
beksimat
peksimet.
...
BEKTAş
(Fars.) Er. 1. Akran. 2. Eş, müsavi. – Bektaşi
...
BEKTAş-TAYDAş-öğüR
Akran , eş
...
Bektaşi
– Hacı Bektaş Veli’nin tarikatına girmiş olan kimse
– Hacı Bektaş Veli’nin (1242-1377) kurduğu tarikattan olan kimse. Bu tarikata da Bektaşîlik denir.
...
bektaşi dervişi
– ışık
...
bektaşiliğin en üst aşamasındaki kişi
– dedebaba
...
bel ağrısı
– Bel çevresinde oluşan ve duyulan ağrı.
– lumbago
...
Bel bağlamak (birine, bir şeye)
– birisinin kendisine yardımcı olacağına inanmak, güvenmek
– ona güvenmek, inanmak.
...
Belarus
– bk. Beyaz Rusya
– İng.Belarus
– Alm.Weißrussland
– Fr.Bielorussie
...
belası
-den dolayı, sebebiyle
...
Belasını aramak
Kendisi işin tehlikeli bir durum yaratmak. (Kars. Ca nına susamak, eceline susamak, kanına susamak.)
...
Belasını bulmak
Yaptığı kötülüklerin karşılığını bulmak, cezasını şek mek.
...
Belaya şatmak
Tedirgin edici bir durumla ya da kavgacı biriyle karşı laşmak.
...
beleş
– sf. argo Karşılıksız, emeksiz, parasız elde edilen.
– Ücretsiz, parasız, bedava
...
beleşe
– zarf. Beleşten
...
beleyiş
– Beleme işi
...