– Körük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak.
– Kalın bağırsaktaki gazı çıkarmak, osurmak.
– Havalanmak, havaileşmek.
...
Arama Sonucu – "yel"
yellim yelalim
– zarf. Çabucak
...
yellim yepelek
– zarf. Yel yeperek
...
yellow
sarı
...
yelloz
– sf. Ahlaksız, hafifmeşrep, şıllık (kadın)
– İkiyüzlü, dönek
– Hoppa
...
yelmek
-e, halk ağzında
Aceleyle, telaşlı bir biçimde koşmak
– Koşmak, şitap etmek, acele yürümek, esmek.
– (Hayvan) tırıs gitmek, eşkin yürümek, hızlıca yürümek.
...
YELMEN
(Tür.) Er. – Aceleci, hızlı davranan, canı tez kimse.
...
yelölçer
– Rüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt, anemometre.
– anemometre
– meteoroloji: Yelin hızını ölçmeye yarayan aygıt.
– Yel hızını ölçen a ...
yelpaze
– Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
– sıfat. Bu biçimde olan
– mecaz. Çeşitlilik.
...
yelpik
– halk ağzında
Nefes darlığı.
– astım
– Ağrı, sızı, romatizma
...
yelpirdemek
– halk ağzında
Kımıldamak, hafif sallanmak
– Hafiften dalgalanmak.
...
yelsemek
– (nsz) Hava alarak bozulmak, bayatlamak.
– Bayatlamak.
...
yeltek
– sıfat.
Hercai.
– Haşarı, şımarık.
...
YELTEKiN
(Tür.) Er. – (bkz.Yeler).
...
yeltenmek
-e Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek
– Heves etmek, meyletmek, özenmek.
– Teşebbüs etmek; kalkışmak
...
yelve
– hayvan bilimi. Florya.
– Boz renkli, uzun gagalı, çulluğa benzer bir kuş.
– Kadınların giydiği şayak ceket.
– Şımarık, haylaz, delidolu.
...
yelyutan
– halk ağzında. Atlarda hava yutmanın yol açtığı bir hastalık.
– Boş gezen
...
Yerinde yeller esmek
Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak.
...
yıldız kara yel
– Kara yel ile kuzey arasında esen yel
– Kuzey ile kuzeybatı arası 337° 30`’lık yön
...
yıldız karayel
– Karayel ile yıldız (kuzey) arasında esen yel
– Kuzey ile kuzeybatı arası
...