-i Okun kuyruğuna tüy takmak
...
Arama Sonucu – "yel"
yeleme
– sıfat, halk ağzında. Havai.
– Ağırbaşlı olmayan, hoppa
...
YELEN
(Tür.) Er. 1. Arzu, istek. 2. Fırtına.
...
yelengeç
– sf. hlk. Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan (ağaç).
...
YELER
(Tür.) Er. – Yel gibi hızlı, çabuk kimse.
...
YELESEN
– Yel gibi hızlı, çabuk kimse.
– Bingöl ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
...
yelin
– halk ağzında. İnek, manda, koyun vb. hayvanlarda memenin süt toplanan bölümü.
– Memenin süt toplanan yeri, meme süngeri.
– At yelesi
...
yelis
– havalı, havadar, rüzgarlı
...
yeliz
– Güzel, aydınlık, havadar.
...
yelken
– denizcilik. Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü
...
yelken gönderi
– Yelkenlerin çekildiği direk
...
yelken iğnesi
– Yelkenleri birbirine tutturmaya yarayan alet
...
yelken indirme
– mayna
...
yelken kulak
– sıfat. Yelken kulaklı
...
yelken kulaklı
– sıfat. Dış kulağı iri ve geniş olan, yelken kulak
...
yelken yarışı
– Yelkenli tekneler arasında yapılan yarışma
...
yelkenkanat
– Sert bir iskeleti olan, hava akımlarına dayanıklı, motorlu veya motorsuz tek kişilik uçuş aracı
...
Yelkenleri suya indirmek
Direnmekten vazgeçip anlayışlı davranma ya başlamak.
...
yelkenli
– denizcilik
Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken
...
yelkenli gemi
– Yelkenle yürütülen gemi
...
Yelkenli yük gemisi
– Mavna
...
yelkesen
– spor. Yarışlarda, rüzgârın etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, yelkıran, rüzgârlık
– Kerkenez kuşu.
– rüzgâr kıran
...
yelkıran
– spor. Yelkesen.
– rüzgârlık
– Çabucak kurulabilen, yapılabilen, içindekini yelden, güneşten ve her türlü kötü havadan koruyan tek yanlı ilkel barınak.
...
Yelkovan
– Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi. Dakikayı gösteren ibre.
– Yelin yönünü göstermek için dik bir eksene geçirilen türlü biçimlerde, hafif levha.
– Yelk ...
yellemek
-i Körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla rüzgâr yapmak.
– Tergip, teşvik etmek.
...