Onun konuşmasına, tek bir sözcük bile söyle mesine fırsat vermemek.
...
Arama Sonucu – "yilin bir ayi "
Lafa tutmak (birini)
Konuşmayı uzatıp onu işinden alıkoymak.
...
Lakap takmak (birine)
Bir kimseye ya da aileye kendi adının dışın da herhangi bir özelliğine uygun bir ad vermek.
...
lalettayin
. gelişigüzel.
...
Lanet okumak (birine)
Bir kimsenin, Tanrfnın merhametinden yok sun kalmasını, Tann’nın gazabına uğramasını dilemek.
...
LAYiH
(Ar.) Er. 1. Parlak, parlayan. 2. Aşikar, meydanda, hüveyda. 3. Hatıra gelen.
...
layiha
– eskimiş. Herhangi bir konuda bir görüş ve düşünceyi bildiren yazı
– eskimiş, hukuk. Tasarı.
...
LAYiK
(Ar.) Er. – Yakışan, yakışıklı.
...
Leke sürmek (birine)
Ona suç yüklemek, onu lekelemek. (Kars. çamur atmak, kara çalmak.)
...
leksik birimi
– Sözlük birimi
...
levayih
tasarılar.
...
maabir
– Geçilecek yerler, geçitler, köprüler
...
maayib
kusurlar, ayıplar.
...
maç sayısı (MAÇ SAYISI)
– skor
...
Madara etmek (birini)
Yalanını, yanlışını ortaya çıkarıp onu kötü duruma düşürmek, mahcup etmek.
...
Madik atmak (etmek, oynamak) (birine)
– argo, dolap çevirmek, hile yapmak
...
Mahal kalmamak (bir şeye)
Gerek kalmamak, gereği olmamak.
...
Mahal yok (bir şeye)
Gereği yok.
...
Mahkum etmek (birini, bir şeye)
1. Mahkeme yargılayıp ceza ver mek. -2. Kötü bir duruma sürüklemek. -3. Bir işi yapmaya mecbur et mek.
...
makabir
mezarlar, kabirler.
...
Makas almak (birinden)
Sevgiyi göstermek için bir kimsenin yanağı nı orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkmak; kesme almak
...
mal birliği
– hukuk. Hukuk bakımından karı ve kocanın mallarının bir bütün sayılması
...
Mal etmek (bir şeyi kendine) (bir şeyi bir şeye)
1. Kendisine ait olmayan bir şeyi kendisinin yapmak. -2. Bir malı belirli bir para ile yapmış ya da sağlamış olmak.
...
mali cebir
– ekonomi. Paraya ilişkin konuları esas alan bilim dalı
...
manyetik alan birimi
– gauss
...