1. Tavla oyununda karşı tarafın pul almasına fırsat bırakmadan bütün pulları toplayıp oyunu kazanmak. -2. Karşısındakini hiçbir söz söylemeyecek duruma getirmek.
...
Arama Sonucu – "yilin bir ayi "
Maşa gibi kullanmak (birini)
– Onu kendi çıkarı için kullanmak.
...
Maskara etmek (birini) (bir şeyi)
1. Onu gülünş, rezil duruma getir mek. -2. Onu bozmak, berbat etmek, işe yaramaz duruma getirmek.
...
Mat etmek (birim*)
1. Onu satranşta yenmek. -2. Tartışmalı bir konu da birini yanıt veremez duruma düşürmek.
...
Matrak geçmek (matrağa almak) (biriyle) (birini)
Onunla alay etmek. (Kars. Dalga geçmek.)
...
mavi gagalı küçük bir ördek türü
– Dikkuyruk
...
mayi
sıvı.
...
mayil
– Mail// mayil olmak: hayran olmak
...
mayistra
– denizcilik. Grandi direğinin en alt sereni ve bu serene çekilen yelken
– meteoroloji. Kuzeybatı rüzgârı
...
Maymuna benzetmek, (çevirmek, döndürmek) (bir şeyi, birini)
– Onu gülünç ve çirkin duruma sokmak
...
Maytaba almak (birini)
Onunla alay etmek, eğlenmek (Kars. Dalga geçmek.)
...
Mazur görmek (tutmak) (birini)
Onun kusurunu bağışlamak, onu hoş görmek.
...
meayib
kusurlar, ayıplar.
...
Mecbur tutmak (birini)
Onu, o şeyi yapmak zorunda bırakmak, yükümlü kılmak.
...
Medinenin bir diğer adı
– Yesrib
...
mekanize birliği
– askerlik. Savaş ve ulaştırma araçlarıyla donatılmış birlik
...
merak etmek (bir şeyi)
– anlamak veya öğrenmek istemek
– kaygılanmak
...
Merdiven dayamak (bir yaşa)
Belli bir yaşa basmak ya da yaklaş mak.
...
meşayih
şeyhler.
...
Meşgul olmak (bir şeyle, biriyle)
1. Vaktini o işe (şeye) vermek. -2, Onunla uğraşmak. -3. Onunla oyalanmak.
...
Mesul tutmak (birine)
bk Sorumlu tutmak.
...
Metelik vermemek (Bir şeye)
Ona değer, önem vermemek, aldırış etmemek. ‘
...
Metrenin milyonda biri
– mikron
...
Meydan (birine) kalmak
Ona engel olacak hiçbir şey kimse bulunmamak, onun rahatça hareket edebileceği bir ortam oluşmak.
...
Meydan vermemek (bırakmamak) (bir şeye)
Kötü bir durumun yaratılmasına fırsat vermemek
...