– türe, adalet
– türenin, tüzenin gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç.
– Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk.
– Verilmiş emekten doğan manevi yetki.
– Pay.
– Emek karşılığı ücret
– hak
– türe, adalet
– türenin, tüzenin gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç.
– Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk.
– Verilmiş emekten doğan manevi yetki.
– Pay.
– Emek karşılığı ücret
– hak