– zarf. Mecaz yoluyla, mecaz olarak
...
Kategori: Arapça
mecazımürsel
– edebiyat. Benzetme ilgisi bulunmaksızın, neden sonuç gibi türlü ilişkilerle bir sözcüğün başka bir sözcük yerinde kullanılması sanatı, ad aktarması
...
mecburen
– zarf. Kendi isteğinin dışında, zorla, kaçınılmaz, zorunlu olarak
...
meccan
– Ücretsiz, parasız, bedâva.
...
meccanen
– zarf. Parasız olarak, bedava
...
meccani
– sıfat. Parasız, bedava
...
Meçhul
– db. esk. Edilgen fiil, malum karşıtı.
– sf. Bilinmeyen, bilinmedik
– sf. mat. esk. Bilinmeyen.
...
meçhulat
– Bilinmeyen, anlaşılmayan şeyler, meçhuller
...
mecid
– sıf. Şanı, şerefi yüce olan, çok büyük, ulu.
– Sultan Abdülmecid tarafından bastırılmış ve “Mecîdiye” adı verilmiş olan sikkelere halk arasında verilen isim.
– “Yüceliğine ve büyük ...
mecidiye
– Osmanlı Devleti’nde 1840 yılında basılmış, 20 kuruş değerinde olan gümüş sikke
– Arapça. mecīdiyye
...