– Saflık, temizlik, arılık, safvet, temiz olma durumu, nezafet
...
Kategori: Arapça
safi
– sf. Katıksız, duru, temiz.
– Net.
– zf. Yalnız olarak, yalnız, sadece.
– Katıksız, saf, arı.
...
safsata
– Boş, temelsiz, asılsız söz
– Doğru olmadığı halde doğru gibi gِösterilen düşünce veya söz
...
saha
– Alan
– Takım oyunlarında karşılaşmaların yapıldığı yer.
– Palto, pardösü
– Ceviz, aşık vb. çocuk oyunlarında enek ütmek için kullanılan en iyi enek, malzeme
...
sahan
– İçinde yemek ısıtılan veya yumurta gibi şeyler pişirilen, derinliği az metal kap.
– Derinliği az olan kap
– Genişçe, kapaklı, bakır yemek tabağı
– Büyük geniş tabak, tepsi
...
şahap
– gök b. esk. Akan yıldız
– Hazırlanan kalbur kasnağını delmek için kullanılan ucu sivri üç yüzlü demir araç.
– Kıvılcım.
– Cesur, yürekli kimse.
...
sahi
– zf. Gerçekten, gerçek olarak
...
sahil
– Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı
– Deniz, nehir, göl kıyısı.
...
şahit
– huk. Tanık
...
şahsen
– zf. Kendi (kendim, kendin …), bizzat
– Tanışmadan, dış görünüşü ile, uzaktan
...