– hiç kimseyi konuşturmadan konuşan kimseler için kullanılan bir söz
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Aldı yürüdü
“Kısa zamanda büyük gelişme gösterdi.” anlamında.
...
Aldığı aptest ürküttüğü kurbağaya değmemek
Bir işten elde edilen kar, bu işte uğranılan zararı karşılayamamak.
...
aldırış etmemek
– ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak
– önem vermemek, aldırmamak, umursamamak
...
aldırmaz
– sf. İlgisiz
– Bir şeye önem vermeyen
...
aldırmaz gamsız
– rahat
– tasasız, vurdumduymaz
– İlgisiz
...
Aldırmazlıktan (aldırmamazlıktan) gelmek
önem vermemek; kayıtsız kalmak.
...
Ale-l-ıtlak
– Genel olarak, salt, umumiyetle.
– Mutlak.
– Mutlaka, nasıl olursa olsun
(alelıtlak)
...
Alegorik anlatım
– Bir şey söylerken başka bir şey kasdederek anlatım
– temsili istiare
...
alelıtlak
– zf. esk. Genel olarak
...
alelıtlak
1. .genellikle. 2.rastgele.
...
Alemi var mı?
Beğenilmeyen bir durum karşısında “Uygun mu? Ye rinde mi?” anlamında söylenir; ne alemi var?
...
Alev saşağı sarmak
Olay önlenemeyecek aşamaya gelmek.
...
alfabetik sıralama
– Alfabe sırası
...
algı
– Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak
– Kazanç, alacak.
– Rüşvet.
– ekon. Vergi.
– Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
– ing. percepti ...
algılama
– Algılamak işi, idrak, idrak etme
– Bir telsiz alıcısında, gelen bir elektriksel imlemin kiplendiği taşıyıcı dalgadan ayrılması.
– Yüklü parçacıkların sayaçlarla yüze çıkarılması.
& ...
algılamak
– (-i) Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla algılamak, idrak etmek
– İng. sense
...
Alglerden Çıkarılan Bir Tür Jelatin
– Agaragar
...
Ali kıran baş kesen
– zorba
– Bir çevrenin en zorba, kötü kişisi.
...
Alı al moru mor
Koşmaktan, heyecandan, telaştan yüzü kıpkırmızı (bir şekilde).
...
alıç
– bit. b. Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna)
– Bu ağacın m ...
Alıcı gözüyle bakmak (bir şeye, birine)
– inceden inceye gözden geçirmek
– ona çok dikkatli bakmak, onu dikkatlice gözden geçirmek.
...
alıkmak
– (argo) Hoşlanarak bakmak, süzmek.
– (argo) Asılmak.
– Alçalmak.
– Bozulmak.
– Azmak.
– Kötüleşmek.
...
alıkoymak
– (-i) Bir süre için bir yerde tutmak
– (-den) Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak
– Ayırıp saklamak
– (-den) Yoksun bırakmak
– (-i, -den) Mani ...
alım
– Alma işi.
– Kurum, çalım, gurur.
– mec. Çekicilik
– Vergi
– Çalım, gösteriş, hal, tavır.
– Pekmez kaynatılan tava veya kazanın ölçüsü
– Genişlik, hacim
R ...