1. Bir hesaplamada eksiğini ortaya koy mak. -2. Birini alt etmek için, bilinmeyen, gizli kalmış bir kusurunu, hatasını öğrenmek.
...
Arama Sonucu – "âşiyân ı nûra şitab"
aşık
– bk. halk ozanı.
– Tutkun, vurgun, sevdalı.
– Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur.
– Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad.
R ...
Aşık ağızlı
Aptal görünüşlü, salak, sersem kimse işin söylenir.
...
Aşık atmak (biriyle)
Bir kimseyle şeşitli konularda yarışa girmek; on dan aşağt kalmamak.
...
aşık olunan kadın
– maşuka
...
Asık surat
Küskün, üzgün, öfkeli insanın somurtkan yüzü.
...
asık yüzlülük
– tomku
– surat
...
aşıkane
– Aşığa yaraşır biçimde (olan)
...
Aşıkgöz
1. Durumları, fırsatları en iyi değerlendirebilen, becerikli, uyanık (kimse). -2. Kurnaz, işini bilen, kendi çıkarını gözeten (kimse).
...
Aşıklısı olmak (bir şeyin)
O şeyin meraklısı, tutkunu, düşkünü olmak.
...
Aşıkta bırakmak (birini)
1. Ona herhangi bir iş ya da görev verme mek. -2. Onu evsiz barksız bırakmak. -3. Onu şeşitli kişilere sağla nan hizmetten yoksun bırakmak.
...
Aşıkta kalmak
1. Herhangi bir işe ya da kuruluşa girememek. -2. Ev siz barksız kalmak. -3. çeşitli kişilere sağlanan hizmetten yoksun kal mak yararlanamamak.
...
Aşıktan aşığa
Herkesin gözü önüride, gizleyip saklamadan. (Kars. Göz göre göre.)
...
aşıktaşlık etmek
– (kadın ile erkek) birbirini sevmek, sevişmek.
– Karşılıklısevişmek
...
asıl
– Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı
– Kök, köken, kaynak
– Gerçeklik
– Soy, nesep
– sf. Gerçek, esas
– sf. Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
– sf. Aran ...
asıl karşıtı
– kopya
...
asıl konu
– tema, temel motif, ana konu
...
aşılama
– Aşılamak işi
– Yeni aşılanmış ağaç
– Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. sf. Bu yolla elde edilmiş
– Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah.
– sf. Aşılanmış (ağaç).
...
asılanmak
– (-den) Bir şeyden yarar sağlamak, intifa etmek.
– bk. assılanmak
...
asılsız söz
– safsata
...
asım
1.günahtan sakınan. 2.iffetli.
...
asıma
– Günahtan, haramdan çekinen.
– Namuslu, iffetli
...
aşınma
– Aşınmak işi.
– Korozyon.
– jeoloji. Erozyon
...
aşınma payı
– Yıpranma payı
– Borcu birden ya da belirli bölüntülerle ödeyerek ortadan kaldırmak için ayrılan pay
– Durağan değerlerin aşınmalarına karşılık olarak, yıllık kârlardan ayrılan beli ...
aşınmak
– (nsz) Birbirine sürtünerek incelmek.
– Eskimek, yıpranmak.
– Çıkıntıları silinmek, düzleşmek.
– Üşenmek.
– Hayvanlar çiftleşme isteğinde bulunmak.
– Hazmetmek, si ...