– Bir şehrin gelişmesi bakımından gerekli görüldüğünde kullanılabilecek olan belediye sınırlarına komşu alan. ...
Arama Sonucu – "üç ayların ikincisi"
mücazat
– İşlenen bir suçtan ötürü ceza verme
– Ceza verme, cezalandırma
– Suça karşılık olarak verilen cezâ ...
mücbir
– Ar. mucbir
– sf. esk. Zorlayan, zorlayıcı, icbar edici. ...
mücbir sebep
– hukuk. Herhangi bir kimse tarafından alınacak önlemlere karşı, önüne geçilmesi olanaksız, borcun yerine getirilmesine engel, borçlunun iradesi dışında beklenmedik olaylar ...
MüCD
(Ar.) Ka. – Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. ...
MüCEDDET
(Ar.) Ka. – Yeni, henüz kullanılmamış. ...
müceddid
yenilikçi. ...
mücef
– İçi boş olan, boşalmış veya boşaltılmış, oyuk (şey).
– Topların namluları içindeki boşluk, namlu boşluğu. ...
müceffif
– sf. tıp. Kurutan, kurutucu ...
mücehhez
– Ar. mucehhez
– sf. Donanmış.
– Hazırlıklı, hazırlanmış ...
mücehhez olmak
– taşımak, kendinde bulundurmak ...
mücehhiz
– sıf. donatıp hazırlayan, donatan, mücehhez duruma getiren, teçhiz eden (kimse) ...
Mücehverler
– Mücevherat ...
mücella
– sf. Parlatılmış, parlak
– Parlatılmış, parlak, cilalı. ...
mücelled
– ciltlenmiş, ciltli
– teclidolunmuş ...
mücellid
ciltçi. ...
mücellit
– Cilt yapan kimse, ciltçi ...
mücellithane
– Cilt yapılan yer, cilt evi ...
mücellitlik
– Ciltçilik ...
mücerreb
bk. mücerrep ...
mücerrebat
– Tecrübe olunmuş, denenmiş, sınanmış şeyler ...
mücerred
– Yalnız, tek.
– Halis, saf, katışıksız, karışık olmayan. Tek başına.
– Çıplak, soyulmuş.
– Tek başına yaşayan, evlenmemiş, bekar.
– Kur’an yazısında noktasız harfl ...
mücerrep
– sıf. Denenmiş, sınanmış, tecrübe edilmiş ...
mücerret
– Ar. mucerred
– db. Yalın durum.
– sf. Evlenmemiş, bekar
– sf. Katışık ve karışık olmayan.
– sf. fel. Soyut
– Kesin olarak
– (Divan edebiyatı terimi) bk. Müf ...
mücessem
– Ar. mucessem
– sf. Cisim durumunda olan.
– Soyut kavramlar için somut bir varlıkta tam olarak belirmiş olan.
– Oyalı kadın başörtüsü, yemeni.
– Cisim durumunda olan, ci ...