– dokunmak, kırmak, üzmek
– Bir söz, durum, davranış ona dokunmak, onu üzmek. ...
Arama Sonucu – "Kauçuktan yapılöış şey"
Açığa çıkarmak (birini) (bir şeyi)
– ortaya çıkarmak, gözler önüne sermek, anlaşılır duruma getirmek
– Bir durumu fark ederek aydınlatmak.
– O şeyi kimyasal bir işlemle başka şeylerden ayırmak.
– işinden çıkarma ...
Açığını kapatmak (birinin) (bir şeyin)
– Birinin eksik bıraktığı işleri tamamlamak.
– Birini hesap açığını ödemek.
– eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak
– eksiğini tamamlamak ...
Açık etmek (bir şeyi)
– Belli etmek (Kars. ipucu vermek.) ...
Acısını çekmek (bir şeyin)
– yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak ...
Acısını çıkarmak (bir şeyin) (bir kimseden)
– Zamanında gereği gibi yapılamayan birşeyi fırsatı düşünce fazlasıyla yapmak; telafi etmek, gidermek.
– Yapılan bir kötülüğe kötülükle karşılık verip öç almak; intikam almak.
– acıl ...
Adam etmek (birini) (bir şeyi)
– eğitmek, yetiştirmek, topluma yararlı duruma getirmek
– bir yeri düzene sokmak
– işe yarar duruma getirmek ...
Adı (bir şeye) çıkmak
Gerçekte öyle olmadığı halde, öyleymiş gibi tanınmak; ismi (bir şeye) çıkmak. ...
Adını (bir şeye) çıkarmak
Kendini o şey gibi tanıtmak. ...
Ağırlığını koymak (Bir şeye, bir şeyden yana)
Etkisini, gücünü, onu desteklemede kullanmak. ...
Ağırlık vermek (olmak) (birine) (bir şeye)
1. Bir kimseye sıkıntı vermek. (Kars. Yük olmak) -2. Bir şeye önem vermek, öncelik tanımak. ...
ağza koyacak bir şey
– yiyecek bir şey ...
Ağzı yanmak (birinden, bir şeyden)
– bir şeyden veya kişiden büyük zarar görmek
– O şeyden (ötürü) zarar görmek, olumsuz yönde etkilenmek. ...
Ağzına bir şey (çöp) koymamak
Hiçbir şey yememiş olmak. ...
Ağzına sakız etmek (bir şeyi)
O şeyi devamlı konuşur olmak. ...
Ağzına sürmemek (koymamak) (bir şeyden)
Söz konusu bir yiyecek, içecekse ondan hiç yememek, içmemek. ...
Ağzında gevelemek (bir şeyi)
açıkça söylememek ...
Ağzından düşürmemek (bir şeyi, birini, adını)
Her yerde, her zaman onun sözünü etmek ...
Akıl ermemek (erdirememek) (bir şeye)
Onun ne olduğunu anlaya mamak. ...
Akıl etmek (bir şeyi)
– herhangi bir önlem veya çareyi zamanında düşünmek ...
Akıl öğretmek (vermek) (bir kimseye)
– Birine nasıl davranacağını göstermek, yol göstermek, akıl vermek ...
Akıl sır ermemek (birşeye)
– bir işin niteliğini, gizli yönlerini anlayamamak. ...
Akılda kalmak (bir şey)
– Unutulmamak, hatırlanmak, akılda yer etmek ...
Akıntıya bırakmak (bir şeyi)
Olayların gelişmesini engellemeye şa lışmadan sonucu kabullenmek. (Kars. işi oluruna bırakmak.) ...
Aklı almamak (bir şeyi)
1. Onu anlayamamak, kavrayamamak. -2. Bir şeyin olabileceğine inanmamak, gerçekleşebileceğini düşüneme me ...