– benzin, alkol, aseton, eter, esans ...
Arama Sonucu – "üç ayların ikincisi"
uçuk
– sıfat. Uçmuş, soluk
– Açık (renk)
– Hafif, belirsiz
– Abartılı, çok yüksek, çok fazla
– Deli dolu
– tıp. Ateşli hastalıklar, ruhsal bunalımlar veya korku sonucu g ...
Ucunda bir şey olmak
Düşünülen, uygulamaya konan bir işin aşık şa belirtilmeyen bir amacı olmak. ...
Ucunda ölüm yok ya
“Yapılması gereken bu iş ölümle bitmeyecek ya.” anlamında avunma (avutma) sözü. ...
Ucunu bırakmak (bir şeyin)
Artık onunla ilgilenmemek. ...
ücur
ücretler. ...
UçUR
(Tür.) Er. 1. Vakit, an, fırsat. 2. Mevsim. ...
ücurat
ücretler. ...
uçurum
– Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, yar
– Felaketli sonuç
– Büyük fark, ayrılık ...
Ucuz atlatmak (bir şeyi)
Tehlikeli ya da güç bir durumdan az bir zararla sıyrılmak; ucuz kurtulmak. ...
Ucuz kurtulmak (bir şeyden)
bk. Ucuz atlatmak. ...
Ucuz pahalı
Fiyatın düşük ya da yüksek olmasına bakmadan ...
Ucuza çıkmak (mal olmak)
Az para harcayarak elde etmek ...
Ucuza getirmek (mal etmek) (bir şeyi)
Onu ucuz fiyatla satın al mak. ...
ülkücülük
– Bir ülküyle belirlenmiş olan, bu ülküye çıkar gütmeden bağlı kalan yaşama biçimi ve dünya görüşü, idealizm. ...
ULUç
(Tür.) Er. 1. Selçuklular döneminde Türk beylerine verilen unvan. 2. ünlü Türk denizcisi Uluç (Kılıç) Ali Paşanın adı. ...
ULUçAğ
(Tür.) Er. – Hayırlı, uğurlu dönem. ...
ULUçAM
(Tür.) Er. – Ulu – çam. ...
ULUCAN
(Tür.) Er. – Erdemli, saygın, yüce kişi. ...
ULUçKAN
(Tür.) Er. – Uluç – kan. ...
ulusal güçler
– Kuva-yı milliye
– Türk bağımsızlık savaşı boyunca iç ve dış düşmanlara karşı çalışan ve çarpışan örgütlenmiş sivil ve askeri güçlere verilen ad. ...
uruc
yükselme, göklere ağma. ...
URUç
(Ar.) – Yukarı çıkma, yükselme, ağma. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. ...
uruc etmek
yükselmek, göklere ağmak. ...
üstüne (üzerine) atmak (suçu birinin)
Bir suçu, suçsuz olan bir kişinin işlediğini söylemek, suçu birine yüklemek. ...