biriktirme yeri ...
Arama Sonucu – "üç ayların ikincisi"
buçuk
– sıfat. … ve yarım ...
bücür
– sıfat. Ufak tefek ve kısa boylu (kimse)
– sıfat. Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan ...
büküç
– Köşe ...
bükücü
– Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse ...
bulucu
– Kaşif
– Dedektör
– TV. Değiştirim bulma işini gerçekleştiren aygıt.
– Kimi ışınımların etkisiyle, gözlenebilir fiziksel değişimlere uğrayan araç ya da aygıt.
– Elektrik ...
Burnunun ucunu görmemek
Sarhoşluk, dalgınlık nedeniyle basaca ğı yeri görememek. ...
buruc
burçlar. ...
burun ucu
– Bir yarımada veya dağın denize uzanan en uç tarafı
– kalak ...
büyücek
– sıfat. Biraz büyük, büyüğe yakın ...
büyücü
– Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz
– mec. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse
– Türk gölge oyunu’nda eski çağlardan kalma bir ti ...
büyücülük
– Büyücünün yaptığı iş, bağıcılık, efsunculuk, afsunculuk, sihirbazlık ...
büyük balık küçük balığı yutar
– güçlüler, güçsüzleri ezer ...
büyüklü küçüklü
– zarf. Büyük küçük hepsi bir arada. ...
Büyümüş de küçülmüş
– konuşması ve davranışları yaşına uymayan, büyüklerinki gibi olan ...
buyurucu
– amir, hükmeden, üstada yakışır, idare kuvveti olan ...
buyurucular
– ümera
– amirler ...
çaba, güç
– efor ...
çabucacık
– zarf. Çabucak ...
çabucak
– Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikas ...
çakuç
çekiç. ...
çanaksı hücreler
– anatomi, çokluk. Salgılanacağı zaman şişen ve belirli bir büyüklüğe geldiklerinde içlerindeki sıvı salgısını boşaltan bez hücreleri. ...
cari ücret
– ekonomi. İş gücü piyasasında iş gücünün, arz ve talebe göre belirlenen fiyatı. ...
Cehennemin dibi (bucağı)
çok uzak, varılması pek güç yer. ...
çekuç
çekiç. ...