1. Ona saygı göstermek -2. Onu dikkate almak önemsemek ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
itimadı sarsılmak (birine)
Artık ona güvenmemek. ...
itimat beslemek (birine)
öna güvenmek; güven beslemek. ...
itin götüne (kıçına) sokmak (birini)
Onu ağır sözler söyleyerek rezil etmek ...
iyiliği dokunmak (birine)
Ona yardım etmek, faydası olmak. ...
izin almak (koparmak) (birinden)
istediği bir şeyi yapabilmek ya da istediği bir yere gidebilmek için daha yetkili birinden serbest bırakıl masını sağlamak. ...
ışık şiddeti birimi, mum
– kandela ...
ısıtılan metalin silindirden geçirilerek işlendiği yer
– Haddehane ...
japon pirinç tanrısı
– inari ...
Kabahat bulmak (birine) (bir şeye)
1. O kimsede suç, kusur ara mak. -2. Bir şeyde eksik bir yan, kusur aramak. ...
Kabahati (birine) yüklemek
Suçu başkasının üzerine atmak, ona ifti ra etmek ...
Kafa tutmak (birine)
– boyun eğmemek, karşı gelmek, diklenmek ...
Kafası bozulmak (bir şeye, birine)
Ona kızmak, öfkelenmek, sinir lenmek. ...
Kafasından çıkarmak (bir şeyi, birini)
Onu unutmak, ondan vazgeçmek; aklından çıkarmak. ...
Kafese koymak (birini)
1. Onu aldatıp çıkar sağlamak. -2. Onu hapse sokmak. ...
Kalayı basmak (birine)
Ona küfür etmek, sövmek. ...
Kalbini (birine) açmak
– yüreğini açmak
– Duygu ve düşüncelerini ona söylemek. ...
kalça siniri
– siyatik ...
Kamış atmak (bir şeye), (birine)
1. Olumlu yönde gelişen bir işi bozmak. -2. Onu kandırmak, aldatmak. ...
Kan kusturmak (birine)
Ona çok eziyet şektirmek. ...
Kan tutmak (birini)
1. Kanı görünce bayılmak. -2. (Adam öldüren işin) Donup kaldığı için kaçamamak, çok geçirmek. ...
Kanadı altına almak (birini)
Onu korumak, himaye etmek ...
Kanat germek (birine)
– koruması altına almak, himaye etmek ...
Kancayı takmak (atmak) (birine)
Ona musallat olmak, onun kötülüğüne çalışmak. ...
Kanı ısınmak (birine)
Ona yakınlık duymak. ...