Onunla birlikte hareket etmek davranışları nı onunkine benzetmek ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
Oyun etmek (oynamak, yapmak) (birine)
Onu kurnazca yöntemlerle aldatmak, tuzağa düşürmek. (Kars. iş etmek.) ...
Oyuna getirmek (birini)
Onu aldatmak, tuzağa düşürmek. ...
Oyuncağı olmak (birinin)
irade zayıflığı yüzünden birinin buyruğuna, ...
Oyuncak etmek (birini)
Birini kendi isteği, çıkan uğrunda kullanmak. ...
Oyununu bozmak (birinin)
Onun hilesini boşa çıkarmak, önlemek. ...
özeleştiri
– İng. auto-critics
– Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamada yararlanılan, kendilerine iliçkin değerlendirme ve özçözümlemelerini içeren bilgi kaynağı. ...
Pakistan para birimi
– Pakistan Rupisi ...
para birimi
– Bir devletin para için kabul ettiği değer ve eder ölçüsü ...
Para sızdırmak (koparmak) (birinden}
Ondan şeşitli yollara başvu rarak para almak. ...
paratirin
– bk. paratiroit hormunu
– (Yun. para=öteki ,Yun. thyreos = kalkan,) Fosfor ve Ca metabolizmasını ayarlayan bir hormon olup paratiroyid bezinden salgılanır.
– Fr. parathyrine
– ...
Paravana (paravan) yapmak (birini, bir kurumu)
Bir kimsenin ya da bir kurumun adından, yetkisinden, gücünden kendisini arka plan da tutarak yararlanmak. ...
Parmağında oynatmak (birini)
Ona istediği her işi yaptırmak. ...
Pas geçmek (bir şeyi) (birini)
– bazı iskambil oyunlarında o ele katılmamak
– “geçiniz” demek
– vazgeçmek, caymak, aldırış etmemek ...
Pay biçmek (birinden, bir şeyden)
– durumu bir kişi veya bir şeyin durumu ile karşılaştırıp yargıya varmak ...
Pervane olmak (birine)
– birinin yanında onun hizmetine hazır olduğunu gerekli gereksiz göstermek
– Onun yanından hiç ayrılmamak, onun her istediğini yapmaya hazır olmak. ...
Peşinden sürüklemek (birini, birilerini)
Birinin ya da birçoklarının arkasından gelmesini sağlamak ...
Peşine takmak (birini)
Onu beraberinde götürmek. ...
Peşkeş çekmek (birini, bir şeyini)
– başkasının malını birine bağışlamak
– verilmemesi gereken bir şeyi uygunsuz bir amaçla veya yersiz olarak birine vermek ...
Pestile çevirmek (birini)
Onu çok yormak, güçsüz düşürmek. ...
pimpirik
– sıfat. Gereksiz yere titizlik gösteren
– Kuşkucu
– Çok yaşlı ve güçsüz (kimse)
– Harap, bozuk, virane ...
pirifani
– İhtiyar kimse
– Farsça pīr + Arapça fānī ...
pirina
– Zeytinin, sıkıldıktan sonra yağ bakımından zenginliğini yitirmeyen, gübre veya hayvan yemi olarak kullanılan küspesi. ...
pirinç örgü
– İlmekleri bir ters bir düz örüp arka sırayı da buna uygun örme biçimi ...
pirpirim
– Semizotu ...