gözyaşı. ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
sirişt
yaratılış. ...
Sıcak yüz göstermek (birine)
Ona yakınlık, dostluk göstermek. ...
Sıcakölçerde santigratın onda biri
– dizyem ...
Sıkboğaz etmek (birini)
Bir işi yapması için düşünmesine, hazırlık yapmasına fırsat vermemek, onu sıkıştırmak ...
Sıkıntı basmak (birini)
Sıkılmak, bunalmak. (Kars. işi daralmak.) ...
şımarık nazlı yetiştirilmiş
– nazenin ...
Sırt çevirmek (birine) (bir şeye)
– Bir şeye veya birine önem vermemek
– Bir şeyden veya bir kimseden desteğini, ilgisini kesmek
– Birine darılmak.
– Artık onunla ilgilenmez, ona yardım etmez duruma gelmek; ark ...
Sırtından çıkarmak (bir şeyi birinin)
Bütün giderleri ona (onlara) ödetmek yüklemek. ...
Sırtından geçirmek (birinin)
Bütün giderlerini onun kazancından sağlamak, onu sömürmek ...
Sırtından sımak {birini, bir şeyi)
Onur sorumluluğunu üzerine alma mak ...
Sırtını dayamak (birine)
Para, nüfuz vb. yönlerden güçlü bir kimsenin koruyuculuğuna güvenmek; arkasını dayamak. ...
Soluk aldırmamak (birine)
Dinlenmesine, başka bir şeyle uğraşma sına fırsat vermeden çalıştırmak nefes aldırmamak. ...
Sopa atmak (çekmek) (birine)
Onu dövmek; dayak atmak. ...
Sopa yemek (birinden)
Dövülmek; dayak yemek. ...
Sorguya çekmek (birini)
Sanık ya da tanık durumunda olan kimse ye bir suçla ilgili çeşitli sorular sormak; sorgulamak. ...
Sorumlu tutmak (birini)
Onu sorumlu saymak; mesul tutmak. ...
Soyup soğana çevirmek (birini, bir yeri)
1. Hırsız, bir kimsenin ya da bir yerin bütün parasını, değerli eşyalarını alıp götürmek. -2. Bir satıcı ya da iş yapan kimse müşterisinin ya da iş yaptıran birinin bütün parasını çekmek. ...
Söz açmak (bir şeyden, birinden)
– Onun hakkında konuşmaya başlamak; laf açmak. ...
Söz almak (birinden)
– konuşmak için toplantı başkanından izin almak, konuşmaya başlamak
– birinin bir işi yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak
– erkek tarafı oğullarıyla evlendirmek üzere kızın ...
Söz düşmemek (birine)
bk Laf düşmemek. ...
Söz geçirememek (birine)
Ona her söylediği sözü yaptırabilecek güç ve etkinlikte olmamak; laf geçirememek. ...
Söz gelmek (birine)
Bir kimse, bir söz ya da davranışından ötürü eleştiriye uğramak; laf gelmek. ...
Söz getirmek (birine)
Bir kimseye söz gelmesine yol aşacak davra nışlarda bulunmak; laf getirmek ...
Soz vermek (birine, bir şeye)
Herhangi bir şeyi yapacağını kesin olarak söylemek. ...