Onu sinirlendirmek ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
Uyuz olmak (birine, bir şeye)
– uyuz hastalığına yakalanmak
– mec. birine, bir şeye sinirlenmek. ...
Verimli getirimli
– rantabl ...
veziriazam
– tarih. Sadrazam. ...
Vuruşma birbirini öldürme
– kıtal ...
Yağ çekmek (birine)
çıkan için karşısındakine hep güzel şeyler söylemek, onu pohpohlamak. ...
Yağcılık etmek (birine)
Ona dalkavukluk etmek, onun hoşuna gide cek sözler söylemek ...
Yağlı balfı olmak (biriyle)
Onunla iliçkileri çok iyi olmak (Kars. Aralarından su sızmamak.) ...
Yaka silkmek (birinden)
Ondan bıkıp usanmak, yakınmak, şikayet etmek. ...
Yakasını kaptırmak (bir şeye, birine)
Kendisini bir şeyden, bir kimseden kurtaramamak. ...
Yakasını kurtarmak (bir şeyden, birinden)
Kötü bir işten ya da sıkıcı bir kimseden kurtulmak. ...
Yalancısı olmak (birinin)
Bir yalanı başkasından duyarak söylemiş olmak. ...
Yan bakmak (birine)
Ona kötü amaçlarla bakmak, onun hakkında kötü düşünmek ...
Yana çıkmak (birinden)
Ona desteklemek; onun tarafından çıkmak, ona arka çıkmak ...
Yanına bırakmamak (koymamak) (birinin, bir davranışını)
Birinin ters bir davranışına muhakkak cevap vermek, ondan öç almak istemek. ...
Yanıp tutuşmak (biri, bir fay işin)
1. Birini ya da bir şeyi çok sevmek. -2. Bir şayi alda etmek iğin şabalamak, alda edarne de çok üzülmek ...
Yar etmemek (birini, bir şeyi birine)
O şeyin, onun olmasına izin vermemek. ...
Yar olmamak (bir şey, biri, birine)
O şey onun işine yaramam hayrı dokunmamak ...
Yarı yolda bırakmak (birini)
1. Ona yapılan yardımı, elverişsiz ve zamanda kesmek. -2. Birlikte girişilen, yapılan bir işten, o iş henüz bitirilmeden ayrılmak. ...
Yasak savmak (biri) (bir şey)
– bir nesne, bir gereksinimi geçici olarak karşılamak, şimdilik işe yaramak
– bir işi hatır için, gönülsüz olarak üstünkörü yapmak
– Verilmesi gereken bir armağanı ucuzundan, kolayın ...
Yaşını başını almış (yaşlı başlı)
Oldukça ileri yaşta olan, olgunlaşmış (kimse). ...
Yaşlı başlı
bk. Yaşını başını almış. ..-. ...
Yatağa bağlamak (hastalık, birini)
Hastalık onu kalkamayacak denli etkilemek ...
Yataklık etmek (birine)
Suçluyu gizlice barındırmak ona yardım et mek ...
Yatıp kalkmak (biriyle)
– gecelerini geçirmek
– cinsel ilişkide bulunmak ...