– yasmak ...
Arama Sonucu – "İri başlı çivi"
yazı çevirimi
– dil bilimi. Çeviri yazı. ...
Yazık etmek (bir şeye, birine)
– boş yere zarar vermek ...
Yazık olmak (bir şeye, birine)
– Ona zarar verilmek; boşa gitmek. boş yere zarar verilmek ...
yazılı bildirim
– Herhangi resmî bir işlemin, ilgili kişiye yazılı olarak bildirilmesi
– Tahrirî beyan
– Gümrük mal giriş çıkış işlemlerinin yapılmasında, gerekli olan bilgilerin belli bir formül üz ...
yedirip içerme
– iaşe, bakma, besleme ...
Yedirip işirmek
Beslemek; barındırmak. ...
Yer bulmak (biri) (birine)
1. Bir kimse belirli bir işe girmek. -2. Bir’ kimseyi belirli bir işe sokmak. ...
Yer vermek (bir şeye) (birine)
– önemli saymak, saygı göstermek
– bir olaya yol açmak, imkan tanımak
– önemli bir görev vermek
– kendi yerini bir başkasına bırakmak
– kullanmak
– söz etmek, değin ...
Yerden yere çalmak (vurmak) (birini, bir şeyi)
1. Onu hoş olma yan sözlerle kötülemek, yermek. -2. Güreşte rakibini çok hırpalamak. ...
Yere göğe koy(a)mamak (birini)
Onu nasıl memnun edeceğini bile memek; ona çok önem vermek. ...
Yere sermek (birini)
1. Onu yenmek. -2. Onu vurup öldürmek. ...
Yeri göğü birbirine katmak
Büyük bir heyecan, korku, telaş yarat mak. ...
Yerinde olmak (birinin)
Onun durumunda, konumunda bulunmak. ...
Yerinden etmek (birini)
Onun işini, sahip olduğu yeri yitirmesine ne den olmak. ...
Yerine geçmek (biri) (bir şey)
1. Görevinden ayrılan bir kimsenin yerini doldurmak -2. Bir şey o anda bulunmayan başka bir şeyin yerine kullanılabilmek, onun görevini yapabilmek. ...
Yeşil ışık yakmak (bir şeye, birine)
Ona, bir işin yapılmasına izin vermek ...
yetiştirim
– Bir hayvana herhangi bir amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi.
– tedrip ...
yetkilendirim
– Yetkilendirme işi, otorizasyon ...
yirik
– halk ağzında. Yarık, yırtık.
– sıfat, halk ağzında. Üst dudağı yarık olan (kimse).
– Biraz yırtık, az yarık. ...
Yiyim yeri yapmak (etmek) (birini, bir yeri)
Bir kimseden ya da yer den sürekli olarak haksız kazanç sağlamak ...
Yiyip bitirmek (birini)
1. Bir kimseyi sürekli tedirgin etmek -2. Yıkı mına neden olmak -3. Bir kimseden sürekli olarak para sızdırmak ...
Yol göstermek (birine)
Ona herhangi bir konuda neler yapması, na sıl yapması gerektiği konusunda akıl vermek; örnek olmak, kılavuz luk etmek. ...
Yola getirmek (birini)
Davranışlarını düzeltmesini, uslanmasını sağlamak (Kars. Başa çıkmak.) ...
Yön vermek (birine, bir şeye)
Ona yeni bir biçim ve düzen vermek; istikamet vermek ...