Sonunda insanın sabrını tüketen, olum suz tepki yaşatan söz, davranış vb.
...
Arama Sonucu – " Dağ ı dil"
Bardaktan boşanırcasına
(Yağmur için) çok miktarda, şiddetli.
...
bardı
– Dam kenarlarına saçak yerine döşenen ve hasır yapılan bir çeşit saz
...
barınak
– Barınılacak yer, melce
– X ilingesel uzayında her b g B için f (b) = b koşulunu sağlayan bir (
)sürekli işlevi varlayan (
) altkümesi.
– Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp b ...
barındırma
– Barındırmak işi
– ibata, iva, ibate, iaşe
...
barınış
– Barınma işi
...
barınma
– Barınmak işi
...
Barınma eski
– Tahaffuz, korunma
...
barınmak
– (-de) Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak.
– (nsz) Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak
– Bir yerde yatarak geceyi geçirmek.
– (nsz) mec ...
Barış
– Barışma işi “Biz baba kız biliyorduk ki bu gibi kaçışlar, bir barışla biter. -M. Ş. Esendal.”
– Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, ha ...
barışçı
– sıfat. Barışsever.
– sıfat. Barışı amaçlayan, barışı öngören
...
barışçıl
– sıfat. Barışsever
...
barışık
– sıfat. Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
...
Barışla ilgili
– sulhi, salahi, iyilikle
...
barışma
– Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma
...
barışmak
– nsz. İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak
– -le Sevmek, zevk almak
...
barışsever
– sıfat. Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver
...
bartın ilçesi – ilçeleri
Amasra
Kurucaşile
Ulus
...
Barut fışısı gibi
1. Her an bir şatışmanın şıkabileceği olasılığı bulu nan (yer). -2. çok kızgın, öfkeli, sert (kimse).
...
barut hakkı
– Mermiyi istenilen uzaklığa atabilmek için gerekli barut gazı basıncını sağlamaya yetecek miktarda barut.
...
Baş ağrıtmak
çok konuşarak dinleyenlere bıkkınlık vermek.
...
Baş aşağı
1. Başı yere yönelik biçimde. -2. Başından aşağıya (yere) doğru.
...
Baş aşağı gelmek
1. Tepesi üstü düşmek. -2. Bütün işleri alt üst olmak.
...
Baş aşağı gitmek
Durumu gittikşe kötüleşmek, sürekli kötüye git mek.
...
Baş belası
Sürekli rahatsız eden ve bir türlü kurtulunamayan (kimse, . şey); başının derdi. (Kars. Tatlı bela)
...