YAMACI, KERATA, KERAT ...
Arama Sonucu – "Ayak "
ayakkabı kalıbının çapı
– lorta ...
Ayakkabı vurmak (sıkmak)
Ayakkabı ayağı rahatsız etmek. ...
Ayakkabıcı Eğesi
Limaki ...
Ayakkabının üst kısmı
– saya ...
ayaklama
– Ayaklamak işi. ...
Ayaklar attına almak (bir şeyi)
önemli, kutsal, değerli şeyleri şiğne mek, hişe saymak. ...
Ayakları çıplak
– yalın ayak ...
Ayakları dolaşmak
bk. Ayağı dolaşmak. ...
Ayakları geri geri gitmek
Bir yere isteksizce gitmek, oraya gitmek is tememek. ...
Ayakları yere basmak
Gerçekşi, sağduyulu olmak. ...
ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak
– çok yavaş, sessiz, gürültü yapmamaya özen göstererek yürümek ...
ayaklarıyla tat alan hayvan türü
– kelebek ...
ayaklı aydınlatma aracı
– lambader ...
Ayaklı canavar
Yaramaz çocuk. ...
Ayaklı kütüphane
– Genel kültürü zengin olan kimse.
– Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse ...
ayaklı mani
– İlk dizesinde yalnız ayağı söylenerek düzülen mani. Bunların kimilerinde “adam aman” sözünden sonra uyağı söylenerek birinci dize oluşturulur. Dize sayıları; 3, 4, 5, 6 olabilir. D ...
Ayaklık
– Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal.
– Ayak basacak yer.
– Ayakçak.
– Kaide.
– denizcilik. Küçük teknelerde kürekçinin ...
ayakta duran
– kaim ...
Ayakta tutmak (bir şeyi) (birini)
1. Ortadan kalkmasının, çökmesinin önüne geçmek, sürekliliğini sağlamak. -2. Sağlıklı olmasını, iş yapabilmesini sağlamak. ...
Ayakta uyumak
Olup bitenlerin farkına varamayacak kadar dalgın ve şaşkın durumda bulunmak ...
bayak
– Selef, daha önceki ...
bezden yapılmış hafif ayakkabı
– espadril
– makosen
– sandal
– sandalet ...
bir ayak evvel
– zf. Bir an önce ...
boş çuval ayakta (veya dik) durmaz
– “karnı doymayan kimse çalışamaz” anlamında kullanılan bir söz
– “bilgisiz ve yeteneksiz bir kişi, kendisine verilen görevlerde tutunamaz” anlamında kullanılan bir ...