– Sert, etkili, zorlu kuvvet.
...
Arama Sonucu – "Bütünler açı"
açı ölçüm
– geom. Açı ölçmede söz konusu olan yöntem ve teknik
...
acı pelin
– bitki bilimi. Pelin
...
Acı soğuk
– keskin, yakar gibi üşüten soğuk hava
– çok üşüten, sert soğuk
...
Acı söylemek
– olumsuz bir davranış karşısında gerçeği olduğu gibi söylemek
– yanlış yolda olan bir kimseyi çekinmeden uyarmak, sert dille eleştirmek.
...
acı söz
– İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan ağır söz
...
acı su
– İçindeki minerallerin etkisiyle tadı sert olan kuyu veya pınar suyu
...
Acı tatlı
– zarf. Şöyle böyle
– Hem hoş hem üzüntü verici olan.
...
acı vermek
– birinin üzülmesine sebep olmak, incitmek
...
acı yavşan
– hlk. Tüylü dalak otu.
– Yavşan otu, veronica denilen ve kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan bir bitki.
– Veronika denen bitki, pelin
...
acı yeşil
– Çarpıcı, göz alıcı yeşil
– sıfat. Bu renkte olan
...
acı yitimi
– (tıp) sinir bozukluğu, çok ilaç alma, donma vb. sebeplerle acı duyumunun birazının veya tamamının yok olması
– ağrı kesimi, analjezi.
...
acıbadem ağacı
– erez
...
açığa alınma
– Açığa alınmak işi
– belirli bir süre işten el çektirilme
...
açığa alınmak
– nsz. Belirli bir süre işten el çektirilmek
...
Açığa alma
– Açığa almak işi.
– Bir görevliyi geçici bir süre işten uzaklaştırma
...
açığa almak
-i Bir görevliyi geçici bir süre işten uzaklaştırmak.
...
Açığa çıkarmak (birini) (bir şeyi)
– ortaya çıkarmak, gözler önüne sermek, anlaşılır duruma getirmek
– Bir durumu fark ederek aydınlatmak.
– O şeyi kimyasal bir işlemle başka şeylerden ayırmak.
– işinden çıkarma ...
açığa çıkmak
– belli olmak, anlaşılmak
– rıhtıma aborda veya kıçtankara olmuş bir gemi bulunduğu yerden kalkarak daha uzaktaki bir yere demirlemek üzere kıyıdan uzaklaşmak.
...
açığa çıkmış
– duyulmuş
– afişe
...
Açığa çıkmış duyulmuş
– Afişe
...
açığa satış
– yoktan satış
– Borsa oyuncusunun sahip olmadığı ama değerinin düşeceğini tahmin ettiği hisse senedi veya dövizi ödünç alarak satması.
...
açığa vurmak
– belli etmek, ortaya çıkarmak
...
açığı çıkmak
– saklamakla görevli bulunduğu paranın veya malın eksik olduğu anlaşılmak
...
Açığını kapatmak (birinin) (bir şeyin)
– Birinin eksik bıraktığı işleri tamamlamak.
– Birini hesap açığını ödemek.
– eksiğinin veya küçük düşürücü durumunun anlaşılmamasını sağlamak
– eksiğini tamamlamak
...