O şey işe yaramaz, o kimse iş göremez duruma gelmek.
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Hayır yok (bir şeyde) (birinde)
1. “O şey artık işe yaramaz.” -2. “O kimseye güvenmeyin, istediğinizi yapamaz.” anlamında.
...
Hayra yormak (bir şeyi)
Bir olayı, bir düşü iyi bir durumun belirtisi olarak saymak.
...
Hayrı dokunmak (bir şey, birine)
1. O şey bir işe yaramak. -2. Ona iyilikte bulunmak, onun iyiliğini görmek.
...
Hayrını görmek (bir şeyin)
Onu iyi günlerde kullanmak.
...
hayvansal bir madde
– yağ
...
Hedef almak (bir şeyi) (birini)
1. O şeye nişan almak. -2. Bir şeyi ona yöneltmek. -3. Yermek, eleştirmek yıpratmak düşüncesiyle onu karşısına almak.
...
Hedef olmak (bir şeye)
istenmeyen, hoş olmayan bir davranışla kar şılaşmak.
...
Helak etmek (birini, kendini)
1. Onu öldürmek, ortadan kaldırmak -2. Onu çok yormak, bitkin duruma getirmek.
...
Hele bir
“Yap da göreyim, bak o zaman sana gösteririm.” anlamında tehdit sözü.
...
HEMATüRi
Kan işeme
...
Hep bir ağızdan
– zf. Toplu olarak (söylemek, konuşmak).
...
Her kafadan bir ses çıkmak
Bir konuda konuşurken herkes aynı anda düşüncesini söylemek..
...
herhangi bir kimse
– birisi
...
herhangi bir malı maliyetinin altında satmak
– damping
...
herhangi bir sıradan
– bayağı, alelade, amiyane, adi
...
Hesaba almak (katmak) (bir şeyi, birini)
Onu göz önünde bulun durmak, düşünmek; önemsemek.
...
Hesap etmek (bir şeyi)
1. Onu hesaplamak. -2. Onu kendi kendine tartışıp düşünmek.
...
Hesap sormak (birine, birinden)
Bir kimseyi yaptıklarından dolayı sorguya çekmek.
...
Hesaptan düşmek (bir şeyi, birini)
1. Bir alacağı ya da borcu hesaptan çıkarmak. -2. Bir şeyi, bir kimseyi yok saymak.
...
Hevesini almak (bir şeyden)
istediği şeyi elde etmiş olmak.
...
hiçbir işe yaramayan
– artık, atık, boş, gereksiz
– çerik çürük
...
Hint müziğine özgü telli bir çalgı
– Sarangi, Vina
...
Hisse çıkarmak (bir şeyden)
1. Kendisiyle ilgili bir yön bulmak. -2. Pay çıkarmak.
...
Hissi vermek (uyandırmak) (bir şey)
O şey sözü edilen şeye ben zer bir duygu uyandırmak, o izlenimi uyandırmak.
...