öfkesini başkasına kötü davranarak çıkarmaya çalışmak, öcünü (ondan) almak.
...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Hırsını çıkarmak (birinden, bir şeyden)
öfkesini bir başkasına ya da bir başka şeye sataşarak yenmeye çalışmak.
...
Hızlı deniz taşıtı türü
– jet ski, sürat motoru, sürat teknesi, Hovercraft
...
Hokka gibi oturmak
Giysi, vücuduna uygun gelmek, tam olmak.
...
Hop oturup hop kalkmak
öfkesinden yerinde duramaz olmak, çok sinirlenmek.
...
Hor bakmak (hor görmek) (bir şeye, birine )
Ona değer vermemek; aşağı görmek.
...
Hor kullanmak (bir şeyi)
Onu hırpalarcaşına kullanmak
...
Hor tutmak (birini)
Bir kimseye karşı kalbini kırarcasına davranmak.
...
Hortumlu bir hayvan
– Tapir, fil
...
Hoş görmek (bir şeyi, birini)
Bir kimsenin kusurunu anlayışla karşı lamak
...
Hoş tutmak (birini)
Ona iyi davranmak, onu kırmaktan, incitmekten kaşınmak
...
Hoşafına gitmek (bir şey)
Onu beğenmek, hoşuna gitmek.
...
Hoşbeş etmek (biriyle)
– Onunla sohbet etmek
...
Höt demek (birine)
Onu korkutmak, ona şatmak (Kars. Gözdağı vermek.)
...
Hurdaya çevirmek (bir şeyi)
– Artık onu işe yaramayacak, kullanılamayacak duruma getirmek
...
Huyu suyu (birinin)
Onun mizacı, karakteri.
...
Huzur vermek (birine)
1. Onu rahat bırakmak -2. Onu dinlendir mek
...
Hypnobirthing
– hipnoz, telkin tekniği ile doğum
...
ibret almak (bir şeyden)
– Ondan gereken dersi çıkarmak; ders almak.
...
ibret olmak (bir şey birine)
– ders olmak
...
iç türeme
– dil bilgisi. Kelimenin aslında bulunmayan bir ünlü veya ünsüzün iç seste belirmesi
...
icabına bakmak (bir şeyin, birinin)
– gereğini yerine getirmek
– bir kimseyi yok etmek, ortadan kaldırmak
...
içi çekmek (bir şeyi)
– Bir şeye karşı içinde istek duymak. (Kars. Canı çekmek, gönlü çekmek.)
...
içi dışı bir
– Düşündüğünü açıkça söyleyen, gizli bir düşüncesi olmayan, ikiyüzlü olmayan, özü sözü bir
...
içi götürmemek (dayanmamak) (bir şeyi)
– Acıklı bir duruma dayanamamak; yüreği dayanmamak
– Onu kıskanmak
– Vicdanı el vermemek.
...