– İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim
– Beceriksizce yapılmış şey, taslak: Ev karikatürü.
– İnsan ve topluml ...
Arama Sonucu – "Bir tür evcil geyik"
Karikatürcü
– Karikatür çizen sanatçı, çizer, karikatürist
...
karikatürist
– Karikatürcü
– Fr. caricaturiste
...
karikatürize
– Karikatür durumuna getirilmiş olan
...
Karine ile anlamak (çıkarmak) (bir şeyi)
Onu sözün gelişinden anlamak.
...
Karılık etmek (birine) (biri)
1. Evli bir kadın kocasına karşı görevlerini yapmak. -2. Erkek dönekçe davranmak, hile yapmak.
...
Karış karış (bilmek, dolaşmak) (bir yeri)
O yerin her yanını, ince den inceye (bilmek, dolaşmak).
...
Karşı çıkmak (bir şeye) (birine)
1. Ona itiraz etmek, cephe almak. -2. Onu karşılamaya gitmek.
...
Karşı durmak (bir şeye, birine)
Ona direnmek, boyun eğmemek. Karşı gelmek (birine)
...
Karşı olmak (bir şeye)
Ona katılmamak; onun öyle yapılmasına uy gun görmemek. Karşısına almak (birini)
...
Karşılık vermek (birine, bir şeye)
1. Ona karşı gelmek, baş kaldırmak. -2. Ona yanıt vermek, cevap vermek.
...
Karşısındakini konuşturmayan geveze
– çaçaron
...
kaşara benzer bir tür peynir
– Kaşkaval
...
Kasatura
– Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü
...
Kasıp kavurmak (bir şeyi, ortalığı)
1. Bir doğal afet gibi çevreye büyük zarar vermek. -2. Bir zorba, katı ve acımasız tutumuyla çevresindekiler de korku, dehşet uyandırmak.
...
Kasvet basmak (çökmek) (birini)
Bunalmak, sıkılmak (Kars. işi da ralmak.)
...
Kasvet vermek (bir şey birine)
– sıkıntı vermek
...
Kavgaya tutuşmak (biriyle)
Onunla kavga etmeye başlamak.
...
Kavuna benzer bir meyve
– papaya
...
kayınbirader (kayın birader)
– kayın
...
Kayıtsız kalmak (bir şeye, birine)
Ona önem vermemek, onu umur samak, onunla ilgilenme gereği duymamak; lakayıt kalmak.
...
Kayıttan düşmek (bir şeyi)
Bir şeyin adını, numarasını defterde sil mek.
...
kazan (biri) kepçe (bir yer)
– “bir yeri etraflıca (dolaşmak, aramak)” anlamında kullanılan bir söz
...
Kazık atmak (birine)
Onu aldatmak, kandırmak; madik atmak.
...
kebir
– Büyük, ulu
– Yaşlı
– Çocukluktan çıkıp bülûğa ermiş kimse.
– “Bütün varlıkları kendinden yaratan, evveli ve sonu olmayıp ezelden ebede devam eden, varlığı noksansız ve mükemm ...