sayı gösterimi anahtarı
...
Arama Sonucu – "Bir tür zamk"
object content architecture
nesne içerik mimarisi
...
ödev bilmek (saymak) (bir şeyi)
Bir şey yapmayı, yerine getiri si zorunlu bir iş olarak kabul etmek.
...
Odunu sert ve siyah olan ağaç türü
– abanoz
...
öfkesini (birinden, bir şeyden) almak (çıkarmak)
öfkeli kişi haksız yere bir başkasına çatmak ya da olmayacak bir şey yaparak rahatlamaya çalışmak
...
öGETüRK
(Tür.) Er. – Akıllı, bilgili Türk.
...
öğüt almak (birinden)
Yol göstermesi işin birinin görüşüne başvur mak
...
öğüt vermek (birine)
Ona yapması veya yapmaması gereken işler hakkında yol göstermek
...
OKTüRE
(Tür.) Er. – Ok türe.
...
OKTüREMiş
(Tür.) Er. – Ok türemış.
...
öKTüRK
(Tür.) Er. – Akıllı, güçlü Türk.
...
öküz tirene bakar gibi bakmak (bir şeye)
Ona aptal aptal, bir şey anlamadan bakmak.
...
okyanuslardaki mikroskobik boyuttaki canlı türleri
– Plankton
...
Oluruna bırakmak (bir şeyi)
Bir olayın ya da bir durumun kendi ko şullarında oluşmasını beklemek, yapılabildiği kadarıyla yetinmek.
...
ölüsünü öpeyim (göreyim) (birinin)
Bir şeyin doğruluğunu kanıtlamak için “yalama (şu yakınım) ölsün!” anlamında kullanılır.
...
Omuz vermek (birine)
Ona destek olmak, yardım etmek.
...
ön ayak etmek (birini)
Bir işe birisinin başlamasını ya da girişmesi ni sağlamak.
...
On paralık etmek (birini)
Onu sözle ya da davranışlarla küçük düşürmek; beş paralık etmek.
...
ön türeme
– Aslında kelimede bulunmayan bir ünsüzün veya ünlünün ön seste belirmesi
...
öne almak (birini, bir şeyi)
Bir kimseye veya bir şeye, diğerlerinden daha önemli sayarak tarnan ve sıra bakımından öncelik tanımak
...
önem vermek (bir şeye, birine)
Ona değar vererek üstünde dur mak, onu önemli saymak
...
önüne bir kemik atmak
Küçük bir çıkar karşılığı aşağılık birini susturmak,
...
önüne katmak (birini)
Onu önünden yürütöp ardından gitmek veya koşmak.
...
önünü almak (bir şeyin)
Onu önlemek, engellemek.
...
Onuruna yedirememek (bir şeyi)
1. Onur kıran, küşültücü nitelikte olan işleri yapmamak-2. Başkalarının küşültücü, onur kına davranış larına karşı tepkide bulunmak; kendine yedirememek, nefsine yedire memek; izzetinefsine yedireme ...