bozulmak, halel gelmek. ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
Hali duman olmak
Kötü bir duruma düşmek, perişan olmak. ...
Halvet olmak (birileriyle, biriyle) (bir yer)
– birisi veya birileriyle yalnız görüşmek amacıyla içeriye başkasını veya başkalarını almamak ...
hamil olmak
taşımak. ...
harab olmak
yıkılmak, bozulmak, kırılmak ...
Haram etmek (bir şeyi, birine)
Bir kimseye verilen bir şeyin yararlı olmamasını istemek Haram olmak (bir şey, birine) ...
Hararet vermek (bir şey, birine)
– Susatmak, susamasına yol açmak. ...
Harcı olmak (bir şey, birinin)
1. Birinin yapabileceği bir iş olmak. -2. Ancak o kimseye özgü bir iş olmak. ...
Haremlik selamlık olmak
Bir yerele kadınlar ve erkekler ayrı gruplar halinde oturmak. ...
hasıl olmak
ortaya çıkmak, var olmak. ...
Haşır neşir olmak (biriyle) (bir şeyle)
1. Onunla, onlarla kaynaşmak, sıkı fıkı olmak. -2. Onunla uğraşmak. ...
Hasret kalmak (birine, bir şeye)
Onu çok özlemek, ona özlem duy mak. ...
Hayat vermek (bir şeye, birine)
Onu canlandırmak, ona canlılık ka zandırmak. ...
Hayatını borçlu olmak (birine)
1. Biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak. -2. Yaşamını bir kimsenin desteğiyle kazanmış olmak. ...
hayran olmak (veya kalmak)
– çok beğenmek ...
Hayrı dokunmak (bir şey, birine)
1. O şey bir işe yaramak. -2. Ona iyilikte bulunmak, onun iyiliğini görmek. ...
heba olmak
yitmek, yazık olmak, yok olmak. ...
Hedef olmak (bir şeye)
istenmeyen, hoş olmayan bir davranışla kar şılaşmak. ...
heder olmak
yazık olmak, yitmek, kaybolmak. ...
Helak olmak
– yok olmak, ölmek
– mecaz. yorulmak, bitkin duruma gelmek ...
hemaguş olmak
sarmaş dolaş olmak, kucaklaşmak. ...
hemfikr olmak
aynı fikri paylaşmak. ...
hemhal olmak
– bütünleşmek, birliktelik özelliği göstermek ...
Her tarakta bezi olmak
Birbirinden farklı işlerle uğraşır olmak; kırk tarakta bezi olmak. ...
Herkesin ağzına düşmek (herkesin ağzına sakız olmak)
Dedikodu konusu olmak. ...