Ona direnmek, boyun eğmemek. Karşı gelmek (birine) ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
Karşı olmak (bir şeye)
Ona katılmamak; onun öyle yapılmasına uy gun görmemek. Karşısına almak (birini) ...
Karşılık vermek (birine, bir şeye)
1. Ona karşı gelmek, baş kaldırmak. -2. Ona yanıt vermek, cevap vermek. ...
Kasvet vermek (bir şey birine)
– sıkıntı vermek ...
Kaybolmak
– nsz. Yitmek
– Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak ...
Kayıtsız kalmak (bir şeye, birine)
Ona önem vermemek, onu umur samak, onunla ilgilenme gereği duymamak; lakayıt kalmak. ...
Kazık atmak (birine)
Onu aldatmak, kandırmak; madik atmak. ...
Kem gözle bakmak (birine)
1. Kötü niyetle bakmak, -2. Nazar değ di ren bir bakışla bakmak. ...
Kendi havasında olmak (kendi havasına gitmek)
Aklına eseni yapmak, istediği gibi davranmak. ...
Kendi kendine gelin güvey olmak
Başkasıyla birlikte yapılması ka rarlaştırılan bir işi kendisi tasarlayıp yapıyormuş izlenimi vermek. ...
Kendine hakim olmak
Yanlış bir iş yapmamak, söz söylememek. (Kars. Kendini tutmak.) ...
Keyif vermek (bir şey birine)
1. Ona neşe vermek -2. Onu sarhoş etmek ...
Kin beslemek (bağlamak) (birine)
– birine karşı öç alma duygusunu sürdürmek ...
Kin tutmak (birine)
Ona karşı düşmanca duygular beslemek. ...
Kireş gibi olmak
Korku, heyecan vb yüzünden suratı bembeyaz olmak. ...
Kitapta yeri olmak
Söz konusu şey, din ya da yasa kitaplarında bu lunmak. ...
Kılşık atmak (birine)
Bir kimsenin işini bozucu davranışta bulunmak ya da söz söylemek ...
Kırk tarakta bezi olmak
Birçok işi olmak ya da birçok işle iliçkisi bulunmak; her tarakta bezi olmak. ...
Kısmet (kısmeti) çıkmak (birine)
(Kız, kadın işin) Evlenmek amacıy la istenmek. ...
Kısmeti bağlanmak (bağlı olmak)
– Evlenmesi için fırsatlar çıkmamak.
– istediği halde evlenememek
– Kazancı bir türlü artmamak. ...
Kol kanat germek (olmak)
Onu korumak, ona yardıma olmak; ka nat germek. ...
Koltuk çıkmak (birine)
Onu desteklemek, ona para yardımında bu lunmak. ...
Korku vermek (bir şey, birine)
Onu korkutmak. ...
Köşe olmak
Zenginleşmek, geçim sıkıntısı kalmamak. ...
Kötek atmak (çekmek) (birine)
Onu dövmek; dayak atmak. ...