itaat etmek, boyun eğmek. ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
muttali olmak
– bir durumdan haberi olmak, bir durum üzerine bilgi edinmek ...
muvaffak olmak
– başarmak, başarılı olmak. ...
müyesser olmak
– kolaylıkla ortaya çıkmak, kolaylıkla elde edilmek
– nasip olmak ...
muzaffer olmak
– üstün gelmek, yenmek, zafer kazanmak ...
nail olmak
muradına ermek, kavuşmak, erişmek. ...
nakşolmak
-e Bir yerde belirli bir iz bırakmak, yer etmek ...
nalan olmak
inlemek. ...
Namusu iki paralık olmak
çevresinde onuru, saygınlığı kalmamış bir kimse durumuna düşmek. ...
Nanik yapmak (birine)
Birini kızdırmak ya da onunla alay etmek için nanik işareti yapmak ...
nasip olmak
– fırsat düşmek, elvermek
– mutluluk veren güzel şeylere erişmek, ulaşmak, kavuşmak ...
Nazar değmek (bir şeye, birine)
Uğursuzluk, kötülük gibi olumsuz sonuçlar veren kıskanç bakışlardan ötürü fena bir duruma düşmek; göz değmek. ...
Nazı geçmek (birine)
Ona isteğini kabul ettirecek, yaptırabilecek kadar yakınlığı bulunmak, hatırı sayılmak ...
Ne oldum delisi olmak
Birdenbire özellikle maddi zenginliklere kavu şarak şımarmak. ...
Nefes aldırmamak (birine)
bk. Soluk aldırmamak. ...
nihan olmak
gizlenmek, saklanmak, kaybolmak. ...
Nispet vermek (yapmak) (birine)
Birini üzecek, kıskandıracak, kızdıracak davranışta bulunmak ...
Not vermek (birine, bir şeye)
1. Bir şey ya da bir kimse işin iyi ya da kötü bir kanıya varmak. -2. öğrenciye başarısıyla orantılı bir not at mak. ...
nümayan olmak
görünmek. ...
öğüt vermek (birine)
Ona yapması veya yapmaması gereken işler hakkında yol göstermek ...
Omuz vermek (birine)
Ona destek olmak, yardım etmek. ...
ön ayak olmak
Bir işin başlatıcısı ve yol göstericisi olmak, başkaları nı ardından sürüklemek. ...
On paralık olmak
Küçük düşmek; beş paralık olmak. ...
önem vermek (bir şeye, birine)
Ona değar vererek üstünde dur mak, onu önemli saymak ...
örnek olmak (birine)
Davranış ve sözleriyle başkalarını iyi ya da kö tü yönden etkilemek. ...