şerefle gelmek. ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
şerefvusul olmak
şerefle gelmek. ...
şerefzahir olmak
şerefle çıkmak. ...
şerefzuhur olmak
şerefle çıkmak. ...
sernigun olmak
tepetaklak olmak, başaşağı gelmek, yenilmek. ...
şifabahş olmak
şifa vermek, iyileştirmek. ...
şifayab olmak
şifa bulmak, iyileşmek. ...
şikar olmak
avlanmak, av olmak. ...
şikest olmak
kırılmak. ...
Silah çekmek (birine)
öldürmek, yaralamak, korkutmak gibi amaçlarla silahı ona doğru yönelmek. ...
Sinir olmak (birine, bir şeye)
Ona sinirlenmek öfkelenmek. ...
Sinirleri gergin olmak
Herhangi bir şeye çok sinirlenmiş olmasına karşın tepki göstermemek, ya da sinirlendirici bir durum karşısında hemen tepki gösterecek durumda olmak ...
şitaban olmak
koşmak, seğirtmek. ...
Sıcak yüz göstermek (birine)
Ona yakınlık, dostluk göstermek. ...
Sırt çevirmek (birine) (bir şeye)
– Bir şeye veya birine önem vermemek
– Bir şeyden veya bir kimseden desteğini, ilgisini kesmek
– Birine darılmak.
– Artık onunla ilgilenmez, ona yardım etmez duruma gelmek; ark ...
Sırtını dayamak (birine)
Para, nüfuz vb. yönlerden güçlü bir kimsenin koruyuculuğuna güvenmek; arkasını dayamak. ...
Soluk aldırmamak (birine)
Dinlenmesine, başka bir şeyle uğraşma sına fırsat vermeden çalıştırmak nefes aldırmamak. ...
Son sözünü söylememek (söylememiş olmak)
– Elinde hala kullanabileceği olanaklar bulunmak. ...
Sopa atmak (çekmek) (birine)
Onu dövmek; dayak atmak. ...
Söz düşmemek (birine)
bk Laf düşmemek. ...
Söz geçirememek (birine)
Ona her söylediği sözü yaptırabilecek güç ve etkinlikte olmamak; laf geçirememek. ...
Söz gelmek (birine)
Bir kimse, bir söz ya da davranışından ötürü eleştiriye uğramak; laf gelmek. ...
Söz getirmek (birine)
Bir kimseye söz gelmesine yol aşacak davra nışlarda bulunmak; laf getirmek ...
Söz olmak
Genellikte hoş karşılanmayan herhangi bir söz, davranış vb. hakkında dedikodu yapılmak; laf olmak. ...
Söz sahibi olmak
Bir konuda bilgi, beceri vb. üstünlüklerinedeniyle konuşma yetkisi bulunmak ...