Herhangi bir şeyi yapacağını kesin olarak söylemek. ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
sözü birine yöneltme
– hitap, seslenme ...
Sözünün eri (olmak)
Herhangi bir konuda vermiş olduğu sözü her ne pahasına olursa olsun yerine getiren (bir insan olmak); lafının eri (olmak), ...
Sucuk gibi ıslanmak (olmak)
Giysi ya da vücut terden ya da sudan iyice ıslanmak. ...
Surat etmek (birine}
Ona asık surat göstermek, dargın durmak. ...
Suspus olmak
– susmak, sinmek, sesini hiç çıkarmamak
– Herhangi bir uyarı, tehdit, ya da tehlike karşısında sesini çıkaramamak. ...
Sütliman olmak (ortalık)
Bir yer, ortalık sessiz, sakin, kavgasız şekiş mesiz duruma gelmek. ...
tabi olmak
– birinin kontrolü altına girmek, bir şeye veya bir kimseye bağlı olmak ...
Takla attırmak (birine)
Ona istediği her şeyi yaptırmak ...
Talihi yaver gitmek (yar olmak)
bk. şansı yaver gitmek. ...
talip olmak
– istemek ...
tar olmak
kararmak. ...
Tarihe karışmak (tarih olmak)
Unutulmak, hatırlanmaz olmaz. ...
tarümar olmak
1.dağılmak, karışmak. 2.perişan olmak. ...
Taş atmak (birine)
Ona dolaylı yoldan tedirgin edici, iğneleyici laf söylemek (Kars. Söz dokundurmak) ...
Tavır almak (takınmak, koymak) (bir şeye, birine)
Herhangi bir durum karşısında belirli bir davranış biçimini benimsemek. ...
tebah olmak
1.yok olmak. 2.yıkılmak. 3.bozulmak, çürümek. ...
tebdil olmak
dönüşmek. ...
Tecrübe tahtasına dönmek (tecrübe tahtası olmak)
Birçok başarısız denemeye konu olmak. ...
tekaüd olmak
emekliye ayrılmak, emekli olmak. ...
Tekelinde olmak (bir şey birinin)
– herhangi bir şey tekeli altında bulunmak, elinde tutmak, inhisarında olmak ...
telef olmak
1.ölmek. 2.boşa gitmek. ...
Tepeden bakmak (birine)
Onu küçümsemek, kendini ondan üstün görmek; yüksekten bakmak. ...
terk olmak
– Hamlıktan ayakları tutulmak ...
Ters ters bakmak (birine)
Ona düşmanca, öfke duyarak bakmak. ...