Bir kimsenin acısını dindiren, sıkıntısını gide ren sözler söylemek, onu avutmak ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
teskin olmak
yatışmak, sakinleşmek. ...
Teslim etmek (kendini birine) (bir şeyi)
1. Kadın kendini bir erke ğe vermek. -2. Onu doğru bulmak, kabul etmek ...
Tetikte olmak
Her zaman uyanık ve hazır durumda olmak ...
Toz kondurmamak (bir şeye, birine)
Bir şeyde, kimsede kusur ka bul etmemek, o şeyin kimsenin kusurlu gösterilmesine şiddetle karşı koymak. ...
Toz olmak
Ortadan kaybolmak, göz önünden uzaklaşmak. ...
Tuduya mal olmak
çok para ödenmesi gerekmek, çok para harcamış olmak ...
Tutunacak dalı olmak (olmamak)
Güveneceği bir kimse ya da daya nacağı bir şey bulunmak (bulunmamak). ...
Tüyleri diken diken olmak (tüyleri ürp ermek)
1. Soğuktan ötürü vü cuttaki kıl dipleri kabarıp kıllar dikilmek. -2. Korku, tiksinti yüzünden vücuttaki kıl dipleri kabarıp kıllar dikilmek. ...
Tuz (tuzla) buz olmak
özellikle cam türü eşyalar kırılırken çok küçük parçalara aynlmak ...
Tuzak kurmak (bir şeye) (birine)
1. Bir şeyi yakalamak için tuzak hazırlamak. -2. Bir kimseyi tehlikeli bir duruma düşürmek için düzen hazırlamak (Kars. çukurunu kazmak.) ...
Uçan kuşa borcu (borçlu) olmak
Pekçok kimseye, yerlere borcu olmak. ...
Ucu (birine) dokunmak
Biri o işten zarar görmek. ...
Ucunda bir şey olmak
Düşünülen, uygulamaya konan bir işin aşık şa belirtilmeyen bir amacı olmak. ...
Ucuza çıkmak (mal olmak)
Az para harcayarak elde etmek ...
Uğur getirmek (bir şey birine)
O şey ona iyilik, şans, bereket getirmek. ...
Uhdesinde bulunmak (olmak) (bir şey, birinin}
O şey onun sorum luluğu altında olmak. ...
ümit (umut) bağlamak (bir şeye) (birine)
1. Onun olacağını um mak -2. istediği şeyin onun tarafından yapılacağını ummak ...
Umut vermek (birine)
1. Bir şey ya da kimse umulan şeyin olabile ceği konusunda olumlu bir bekleyiş duygusunu uyandırmak. -2. Bir kimseye güven duygusu vermek; simit vermek. ...
ürküntü vermek (birşey birine)
– ürkütmek ...
Usanç vermek (birine)
Onu usanacak duruma getirmek, usandırmak. ...
Uşkuruna gevşek (olmak)
Cinsel iliçkiye düşkün (olmak). ...
Uşkuruna sağlam (olmak)
Namusuna düşkün, iffetli (olmak). ...
Uygun gelmek (düşmek) (bir şey, birine)
1. Orta yakışmak, yaraç mak. -2. Ona uymak. -3. Elverişli olmak. ...
Uyku vermek (getirmek) (bir şey birine)
O şey onda uyuma isteği uyandırmak, o şeyin uyutucu özelliği olmak ...