– uyuz hastalığına yakalanmak
– mec. birine, bir şeye sinirlenmek. ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
uzletgüzin olmak
köşesine çekilmek. ...
vacib olmak
gerekmek. ...
vaki olmak
Vuku bulmak, gerçekleşmek ...
vasıl olmak
ulaşmak, kavuşmak. ...
viran olmak
1.yıkılmak, harap olmak. 2.perişan olmak. ...
Yağ çekmek (birine)
çıkan için karşısındakine hep güzel şeyler söylemek, onu pohpohlamak. ...
Yağcılık etmek (birine)
Ona dalkavukluk etmek, onun hoşuna gide cek sözler söylemek ...
Yağlı balfı olmak (biriyle)
Onunla iliçkileri çok iyi olmak (Kars. Aralarından su sızmamak.) ...
Yakasını kaptırmak (bir şeye, birine)
Kendisini bir şeyden, bir kimseden kurtaramamak. ...
Yalancısı olmak (birinin)
Bir yalanı başkasından duyarak söylemiş olmak. ...
Yalvar yakar olmak
çok yalvarmak. ...
Yan bakmak (birine)
Ona kötü amaçlarla bakmak, onun hakkında kötü düşünmek ...
Yar etmemek (birini, bir şeyi birine)
O şeyin, onun olmasına izin vermemek. ...
Yar olmamak (bir şey, biri, birine)
O şey onun işine yaramam hayrı dokunmamak ...
Yaraya merhem olmak (bir şey)
O şey zamanla bir gereksinme/karşılamak ...
Yataklık etmek (birine)
Suçluyu gizlice barındırmak ona yardım et mek ...
Yazık etmek (bir şeye, birine)
– boş yere zarar vermek ...
Yazık olmak (bir şeye, birine)
– Ona zarar verilmek; boşa gitmek. boş yere zarar verilmek ...
Yer bulmak (biri) (birine)
1. Bir kimse belirli bir işe girmek. -2. Bir’ kimseyi belirli bir işe sokmak. ...
Yer vermek (bir şeye) (birine)
– önemli saymak, saygı göstermek
– bir olaya yol açmak, imkan tanımak
– önemli bir görev vermek
– kendi yerini bir başkasına bırakmak
– kullanmak
– söz etmek, değin ...
Yeri göğü birbirine katmak
Büyük bir heyecan, korku, telaş yarat mak. ...
Yeri olmak
1. Uygun olmak -2. Sırası, zamanruygun olmak. ...
Yerinde olmak (birinin)
Onun durumunda, konumunda bulunmak. ...
Yerinden olmak
işini, sahip olduğu yeri yitirmek. ...