Herkes tarafından uzun uzun kendisinden söz edilir olmak. ...
Arama Sonucu – "Birine musallat olmak"
dilşad olmak
gönlü şenlenmek, mutlu olmak ...
Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak
Daha iyi şeyler elde etmeye çalışırken elindekini de yitirmek. ...
Dirsek çevirmek (birine)
– Daha önce iş birliği yaptığı kişiyi uzaklaştıracak davranışlarda bulunmak
– Daha önce işbirliği yaptığı kişiye, çıkar iliçkisi son bulunca olumsuz tavır takınmak. (Kars. Yüz çevirmek.) ...
Diş bilemek (birine)
Kızdığı birine kötülük yapmak için fırsat kolla mak. ...
Diş geçirememek (birine)
O kimseye istediğini yaptırmaya gücü yetmemek. ...
Diskur geçmek (çekmek) (birine)
– argo nutuk verir gibi konuşmak
– Onunla yaptıktan, yapması gerekenler konusunda uzun bir konuşma yapmak; nutuk çekmek. ...
dolmak
– Dolu duruma gelmek.
– Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek
– Bir yere iyice yayılmak, kaplamak
– Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek
– Sür ...
Dört elle sarılmak (yapışmak) (bir şeye) (birine)
1. O şeyi iyice benimseyerek ve özenle yapmak için ele almak. -2. Destek ya da yardım umulan kimseyle sıkı bağlar kurmak. ...
Dört köşe olmak
Çok keyiflenmek, büyük zevk duymak, çok sevinmek. ...
duçar olmak
uğramak, müptela olmak. ...
düçar-ı inkıta olmak
kesintiye uğramak. ...
Duman altı olmak
Esrar işilen bir yerin havasından etkilenmek. ...
Duman olmak
– işi, durumu berbat olmak
– bir kimse veya bir şey ortadan kaybolmak ...
Dümdüz olmak
Ezilmek, yıkılmak, kırılıp dökülmek, yerie bir olmak. ...
Dünya (gözüne, ona) zindan olmak (kesilmek)
Umutlarını yitirmek, karamsarlığa düşmek. ...
Dünya zindan olmak (birine)
Umutlarını yitirmek, iyice karamsar olmak. ...
Dünyalar onun olmak
çok sevinmek. ...
Dünyanın kaç bucak (köşe) olduğunu göstermek (birine)
Onu yaptığına pişman etmek, ona hak ettiği cezayı vermek. ...
Dünyayı haram etmek (birine)
Ona hayatı yaşanılmaz duruma getirmek. ...
Düşüncesini açmak (birine)
– görüşünü bildirmek ...
Dut gibi olmak
– çok sarhoş olmak
– autanmak, mahcup olmak ...
Ekmeğinden olmak (biri)
Geçimini sağlayan işinden zorunlu olarak ayrılmak. ...
El etmek (birine)
Ona “gel” anlamında el sallamak. ...
El sürmemek (bir şeye, birine)
1. Onu ellememek, ona bir zararı dokunmamak. -2. Bir işi yapmaya başlamamak. -3. ilgilenip eline al mamak. ...