– kargaşa çıkarmak
...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Ot yoldurmak (birine)
Onu çok zor bir işe koşmak, çok uğraştırmak
...
Oturup kalkmak (biriyle)
Onunla birlikte hareket etmek davranışları nı onunkine benzetmek
...
Oyun etmek (oynamak, yapmak) (birine)
Onu kurnazca yöntemlerle aldatmak, tuzağa düşürmek. (Kars. iş etmek.)
...
Oyuna getirmek (birini)
Onu aldatmak, tuzağa düşürmek.
...
Oyuncağı olmak (birinin)
irade zayıflığı yüzünden birinin buyruğuna,
...
Oyuncak etmek (birini)
Birini kendi isteği, çıkan uğrunda kullanmak.
...
Oyununu bozmak (birinin)
Onun hilesini boşa çıkarmak, önlemek.
...
Pakistan para birimi
– Pakistan Rupisi
...
para birimi
– Bir devletin para için kabul ettiği değer ve eder ölçüsü
...
Para sızdırmak (koparmak) (birinden}
Ondan şeşitli yollara başvu rarak para almak.
...
Paravana (paravan) yapmak (birini, bir kurumu)
Bir kimsenin ya da bir kurumun adından, yetkisinden, gücünden kendisini arka plan da tutarak yararlanmak.
...
Parmağında oynatmak (birini)
Ona istediği her işi yaptırmak.
...
Pas geçmek (bir şeyi) (birini)
– bazı iskambil oyunlarında o ele katılmamak
– “geçiniz” demek
– vazgeçmek, caymak, aldırış etmemek
...
Pay biçmek (birinden, bir şeyden)
– durumu bir kişi veya bir şeyin durumu ile karşılaştırıp yargıya varmak
...
Pervane olmak (birine)
– birinin yanında onun hizmetine hazır olduğunu gerekli gereksiz göstermek
– Onun yanından hiç ayrılmamak, onun her istediğini yapmaya hazır olmak.
...
Peşinden sürüklemek (birini, birilerini)
Birinin ya da birçoklarının arkasından gelmesini sağlamak
...
Peşine takmak (birini)
Onu beraberinde götürmek.
...
Peşkeş çekmek (birini, bir şeyini)
– başkasının malını birine bağışlamak
– verilmemesi gereken bir şeyi uygunsuz bir amaçla veya yersiz olarak birine vermek
...
Pestile çevirmek (birini)
Onu çok yormak, güçsüz düşürmek.
...
Piyango vurmak (birine)
1. Piyangoda ikramiye kazanmak. -2. Beklenmedik bir yerden büyük bir kazanç elde etmek. -3. Pek hoşlanmadığı bir işi onun yapması kesinleşmek.
...
Posta etmek (birini)
1 .Görevliyi başka bir resmi işyerinde çalışma ya zorunlu kılmak. -2. Gönülsüz de olsa bir kimseyi başka birine tes lim edip bir yere göndermek.
...
Posta koymak (atmak) (birine)
Onu korkutmak (Kars. Gözdağı ver mek, kafa tutmak.)
...
Rahat yüzü göstermemek (birine)
Onu süreli olarak rahatsız etmek.
...
Rahmet okutmak (biri ötekine)
Bu, öncekinden daha kötü şakmak, öncekini aratmak.
...