Ona yakınlık, dostluk göstermek.
...
Arama Sonucu – "Dairenin sekizde biri"
Sıcakölçerde santigratın onda biri
– dizyem
...
Sıkboğaz etmek (birini)
Bir işi yapması için düşünmesine, hazırlık yapmasına fırsat vermemek, onu sıkıştırmak
...
Sıkıntı basmak (birini)
Sıkılmak, bunalmak. (Kars. işi daralmak.)
...
Sırt çevirmek (birine) (bir şeye)
– Bir şeye veya birine önem vermemek
– Bir şeyden veya bir kimseden desteğini, ilgisini kesmek
– Birine darılmak.
– Artık onunla ilgilenmez, ona yardım etmez duruma gelmek; ark ...
Sırtından çıkarmak (bir şeyi birinin)
Bütün giderleri ona (onlara) ödetmek yüklemek.
...
Sırtından geçirmek (birinin)
Bütün giderlerini onun kazancından sağlamak, onu sömürmek
...
Sırtından sımak {birini, bir şeyi)
Onur sorumluluğunu üzerine alma mak
...
Sırtını dayamak (birine)
Para, nüfuz vb. yönlerden güçlü bir kimsenin koruyuculuğuna güvenmek; arkasını dayamak.
...
Soluk aldırmamak (birine)
Dinlenmesine, başka bir şeyle uğraşma sına fırsat vermeden çalıştırmak nefes aldırmamak.
...
Sopa atmak (çekmek) (birine)
Onu dövmek; dayak atmak.
...
Sopa yemek (birinden)
Dövülmek; dayak yemek.
...
Sorguya çekmek (birini)
Sanık ya da tanık durumunda olan kimse ye bir suçla ilgili çeşitli sorular sormak; sorgulamak.
...
Sorumlu tutmak (birini)
Onu sorumlu saymak; mesul tutmak.
...
Soyup soğana çevirmek (birini, bir yeri)
1. Hırsız, bir kimsenin ya da bir yerin bütün parasını, değerli eşyalarını alıp götürmek. -2. Bir satıcı ya da iş yapan kimse müşterisinin ya da iş yaptıran birinin bütün parasını çekmek.
...
Söz açmak (bir şeyden, birinden)
– Onun hakkında konuşmaya başlamak; laf açmak.
...
Söz almak (birinden)
– konuşmak için toplantı başkanından izin almak, konuşmaya başlamak
– birinin bir işi yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak
– erkek tarafı oğullarıyla evlendirmek üzere kızın ...
Söz düşmemek (birine)
bk Laf düşmemek.
...
Söz geçirememek (birine)
Ona her söylediği sözü yaptırabilecek güç ve etkinlikte olmamak; laf geçirememek.
...
Söz gelmek (birine)
Bir kimse, bir söz ya da davranışından ötürü eleştiriye uğramak; laf gelmek.
...
Söz getirmek (birine)
Bir kimseye söz gelmesine yol aşacak davra nışlarda bulunmak; laf getirmek
...
Soz vermek (birine, bir şeye)
Herhangi bir şeyi yapacağını kesin olarak söylemek.
...
sözü birine yöneltme
– hitap, seslenme
...
Sözünden çıkmamak (birinin)
çeşitli yönlerden bağlandığı bir kimse nin bütün sözlerine ve isteklerine uygun davranmak; lafından şıkma mak.
...
Sözüne gelmek (birinin)
En sonunda o kimsenin sözlerinin doğrulu ğunu anlamak; lafına gelmek.
...