insanı güç durumlardan kurtaran davranış, başarıya ulaştıran seçenek, çare; çözüm yolu.
...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
çıkarcı
– sıfat. Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar
– avantacı, beleşçi, yararcı
...
çıkarcılık
– Çıkarcı olma durumu, çıkarseverlik, menfaatçilik, menfaatperestlik, menfaatperverlik, menfaat düşkünlüğü
...
çıkarım
1. isim çıkarma işi
2. mantık Belli önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarından, yanlışlıklarından, başka önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarını, yanlışlıklarını çıkar ...
çıkarımsal istatik
Bir popülasyondan alınan örneklemden elde edilen sonuçların, o popülasyona genelleştirilmesi amacıyla uygulanan t-testi, F-testi ve ANOVA gibi istatistiksel yöntemler.
...
çıkarma
– Çıkarmak işi, emisyon
– askerlik. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.
– matematik. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh
– Sinema. Kullanılm ...
çıkarma birliği
– askerlik. Deniz kıyısında çıkarma harekâtı yapmak üzere eğitilmiş, özel yapılmış hafif ve küçük teknelerden kurulmuş askerî birlik
...
çıkarma harekatı
– askerlik. Düşman işgalinde olan bir kıyıya, güvenli bir köprübaşı kurmak amacıyla düzenlenen ve çeşitli birliklerin görev aldığı askerî harekât.
– mecaz. Bir konuda kamuoyu oluşturmak ve ...
çıkarmak
-den Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
-i Sonunu getirmek
-i Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
-i Bulmak, ortaya koymak
-i Hatırlamak
-i, -den Öfke, hırs, acı vb.nin ...
çıkarsama
– felsefe. Bir önermeden, düşünce yoluyla bir başka önermeye geçme işi, istihraç.
– intikal
– Bir ya da daha çok yargıdan başka bir yargıya varma süreci.
...
çıkarsever
– sıfat. Çıkarcı
...
çıkartı
– Boşaltım ile vücuttan dışarı çıkan madde, ıtrah maddesi
– İktibas
– Başka yerden çıkarılan ibare
– mavâdd-ı ıtrâhiye
...
çıkartma
– Çıkartmak işi
– Özel olarak hazırlanıp bir yere yapıştırılan zamklı desen, resim veya yazı
– Evlerde ikinci katta bulunan çıkma oda
...
çıkartmak
-i Çıkartma işini yapmak
...
çıkayazmak
– Çıkacak gibi olmak
...
çıkı
– Bohça, çıkın.
– Sofra bezi.
– Para kesesi.
– İçinde kıymetli şeyler bulunan paket.
– Nişan töreni
– Büyük düğüm.
– Bezdan yapılmış kese, torba (Kaman)
̵ ...
çıkık
– Bir kemik veya organın yerinden çıkmış olması
– sıfat. Yerinden çıkmış (kemik veya organ).
– sıfat. Çıkıntısı olan
– Çevresindeki katmanlara göre yüksek durumda bulunan, kırı ...
Çıkılacak yer
– çıkak, çıkıt, mahreç
...
çıkılamak
-i Çıkı yapmak
– Tahşiye etmek
– Bir metni açıklamak ve eleştirmek üzere ona ilişikler katmak
...
çıkılmak
-e Çıkma işine konu olmak
...
çıkın
– Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı
...
çıkıntı
– Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm
– Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma.
– argo. Kambur.
– mecaz. Her şeye itiraz eden, huzur ...
çıkır çıkır
– zarf. Şıkır şıkır
...
Çıkış
– Çıkma işi
– Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta
– Yokuş.
– Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması.
– Me ...
çıkış belgesi
– Bir kimsenin bir okulu bitirdiğini göstermek için geçici olarak verilen belge, çıkış.
– Bir malın ülke dışına çıkarılma iznini gösteren belge
...