– spor. Yarışa başlangıç olarak belirlenen beyaz çizgi
– Çıkış hattı
– Yarışa başlanacak yeri gösteren 5 cm. kalınlığındaki ak çizgi.
– Yarışa başlanacak yeri göstermek için, y ...
Arama Sonucu – "Duş ı ıztırar"
çıkış işlemi
– Konaklama yerlerinden ayrılırken yapılan işlem
...
çıkış kapısı
– Yapılarda dışarı çıkmayı sağlayan kapı
– İhraç kapısı
– Yetkililerce, yolcu ve malların yurt dışına çıkmasına izin verilmiş olan belli yerlerden her biri.
...
çıkış noktası
– Bir şeye başlanılan yer
...
çıkış yapmak
Bir tartışmada, karşıt görüşte olanları susturmak amacıyla sert davranışta bulunmak.
...
çıkış yeri
– Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta
– spor. Yarışa başlama noktası
...
çıkış yeri çıkak
– mahreç
– depar
...
çıkışan
– azul
...
çıkışmak
-e Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak
– Yeter olmak, yetmek
– Başa çıkmak.
– Güney Anadolu’da âşıkların, sazları eşliğinde, karş ...
çıkıştırmak
-i Bir şeyi gereken miktara ulaştırmak
...
çıkıt
– Çıkak
...
çıkkın
– sıfat. Kabarık, şişkin
...
çıkma
– Çıkmak işi
– Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon
– Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
– Bir yazı sayfasının kenarın ...
çıkmak
– İçeriden dışarıya varmak, gitmek
– (nsz) Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
– (nsz) Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
– Bulunduğu yeri bırak ...
çıkmalı tümleç
– db. Fiilin anlamını tamlayan ve çıkma durumunda bulunan dolaylı tümleç
– Çok defa eylemin bazen de adın anlamını tümleyen ve çıkma durumunda bulunan dolaylı tümleç
– Fiilin anlamın ...
çıkmaz
– Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak
– sıfat, mecaz. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan
– gayr-i kabil-i hal mesele
– Bir sorunda çözüme varma ...
çıkmaz ayın son çarşambası
“Bilinmeyen ve bilinmeyecek olan bir zamanda, hiçbir zaman.’ anlamında şaka yollu söylenir.
...
çıkmaza girmek
Bir iş işinden şıkılamayacak bir duruma gelmek, (Kars. Batağa saplanmak.)
...
çıkra
– halk ağzında. Sık çalı
...
çıkrık
– Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç.
– İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.
– fizik. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılm ...
çıkrıkçın
– hayvan bilimi. Bir tür ördek
– Kuşlar (Aves) sınıfının, Kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, kara, ak, yeşil, kahverengi karışık ...
çıktı
– ticaret. Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı.
– Artık
– bilişim. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış.
– Mezuniyet belgesi
– Bir ver ...
çıktı almak
– bilgisayarda bulunan bir metni kâğıda yazdırmak
– print
...
çılbır
– Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir tür yemek.
– hlk. Yulara takılan ip veya zincir.
– ...
çıldırmak
– Delirmek, aklını oynatmak
– mecaz. Israrlı bir biçimde istemek, büyük arzu göstermek
...