biçimlenmemiş
...
Arama Sonucu – "Ma' sûma"
unmapped
eşlenmemiş
...
unmarked column
imlenmemiş sütun
...
uppercase roman numerals
büyük roma rakamları
...
user information window
kullanıcı bilgipenceresi
...
user macro
kullanıcı makrosu
...
Uşkuruna gevşek (olmak)
Cinsel iliçkiye düşkün (olmak).
...
Uşkuruna sağlam (olmak)
Namusuna düşkün, iffetli (olmak).
...
uslanmak
– (nsz) Yadırganan, ayıplanan davranışlardan vazgeçmek, davranışlarına düzen vermek
– Herhangi bir olaydan ders almak, aklı başına gelmek.
– Büyümek, eğitilmiş olmak.
...
Uslu durmak (oturmak)
Yaramazlık etmemek.
...
USMAN
(Tür.) Er. – Akıllı, zeki kimse.
...
üst perdeden (konuşmak)
çok yüksek sesli ya da çevresindekileri adeta küçük görerekk (konuşmak).
...
ustalaşmak için yenmesi gereken ekmek miktarı
– kırk fırın
...
üste çıkmak
1. Suçlu olduğu halde kendini suçsuz göstermek -2. Kendisinin suçlu olduğunu söyleyenleri suçlamayı başarmak (Kars. Zeytinyağı gibi üste çıkmak.)
...
üstü kapalı {örtülü) konuşmak
Anlatmak istediğini aşık seşik söyle meden, dtnle/erlerin anlayışına bırakmak.
...
üstün bulmak (görmek) (birini, bir şeyi)
Onu başkalarından ya da başka şeylerden değer!! bulmak (görmek).
...
üstünde (üzerinde) durmak
Bir işe ya da kimseye önem vermek, onunla yakından ve sürekli ilgilenmek.
...
üstünde (üzerinde) kalmak
Bir mal artırma sonucu ya da kimse sahip çıkmadığı için kendisinde kalmak.
...
üstünde bulundurmak
– bir şeyi yanında getirmek
– taşımak, getirmek
...
üstünden (üzerinden) (şu kadar) zaman geçmek
Aradan uzunca bir süre geçmek, artık unutuluyor olmak.
...
üstüne (üzerine) almak (bir şeyi)
1. Bir işi yapmayı kabul etmek. -2. Onu ödev edinmek. -3. Olumsuz bir sözün ya da kaba bir davranışın kendisi için söylenmiş ya da yapılmış olduğunu sanarak bun dan tedirginlik duymak.
...
üstüne (üzerine) atmak (suçu birinin)
Bir suçu, suçsuz olan bir kişinin işlediğini söylemek, suçu birine yüklemek.
...
üstüne (üzerine) basmak
1. Yerinde bir düşünce ileri sürmek, tahminde bulunmak. -2. iyice belirtmek.
...
üstüne (üzerine) gül koklamamak
O kişiyi (eşini, sevgilisini) çok fazla sevmek, bir başkasını o denli sevmemek.
...
üstüne (üzerine) kalmak
Bir işi yüklenmek durumunda kalmak.
...