– tutulmak, gönül vermek, vurulmak, aşık olmak
...
Arama Sonucu – "a mak"
mehtaba çıkmak
– ay ışığında gezip dolaşmak
...
Mekik dokumak
iki yer arasında sık sık gidip gelmek. Merak sarmak (sardırmak, salmak) (bir şeye)
...
men olunmak
yasaklanmak.
...
menzil alınmak
yol alınmak
...
menzil almak
yol almak
...
Merdiven dayamak (bir yaşa)
Belli bir yaşa basmak ya da yaklaş mak.
...
merdiven parmaklığı
– tırabzan
...
merhemsaz olmak
çare bulmak
...
Mesafe almak
Bir işte, konuda epeyce ilerlemiş olmak.
...
Mesafe bırakmak
Dostluk iliçkilerinde resmiyeti korumak; samimi olmamak.
...
meşakkate katlanmak
– güçlüğe, sıkıntıya dayanmak, göğüs germek
...
Meşgul olmak (bir şeyle, biriyle)
1. Vaktini o işe (şeye) vermek. -2, Onunla uğraşmak. -3. Onunla oyalanmak.
...
meşhud olmak
görülmek, gözlenmek.
...
meshur olmak
büyülenmek
...
meşrut olunmak
şart koşulmak.
...
mest-i harab olmak
körkütük sarhoş olmak.
...
Mesul tutmak (birine)
bk Sorumlu tutmak.
...
Meteliğe kurşun atmak
Hiç parası kalmamak
...
metrukiyete uğramak
terkedilmek, metruk bırakılmak.
...
Meydan (birine) kalmak
Ona engel olacak hiçbir şey kimse bulunmamak, onun rahatça hareket edebileceği bir ortam oluşmak.
...
Meydan bırakmamak
bk. Meydan vermemek.
...
Meydan bulamamak
Fırsat bulamamak.
...
meydan dayağı atmak
– kalabalık içinde iyice dövmek
...
Meydan kalmamak
Bir şeyin yapılmasına fırsat olmamak
...