korunmak, saklanmak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
Muhasebesini yapmak
– Bir şeyin olumlu ve olumsuz yönlerini inceleyip bir yargıya varmak
...
muhatap olmak
– kendisine söz söylenmek, hitap edilmek
– karşılaşmak
...
muhayyer bırakmak
– Seçmeli bırakmak, seçmeye izin vermek
...
Muhit yapmak
bk. çevre yapmak.
...
Mührünü basmak
Bir şeyin doğruluğunu onaylamak.
...
Mührünü yalamak
Verdiği sözden dönmek
...
muhtaç olmak
– gereksinim duymak
...
muhterik olmak
yanmak
...
muhtevi olmak
içermek, içine almak
...
mühür basmak
– mühürlemek
...
mukabele okumak
– topluluk karşısında dinleyicilerin takip edebileceği biçimde Kur’an’ı okumak
...
mukabelede bulunmak
– karşılık vermek
...
mukarrer bulunmak
– kararlaşmak
...
mukavele yapmak
– sözleşme yapmak
...
mukavemeti kırılmak
– direnci, gücü azalmak
...
Mukayyet olmak (bir şeye) (birine)
– Onu gözetmek, korumak
...
muktedi olmak
uymak
...
muktedir olmak
– gücü yetmek, yapabilmek
...
Mülahazat hanesini açık bırakmak
– bir kimse hakkında kesin bir kanıya varamayarak zamanla ortaya çıkacak gelişmeleri beklemek
...
mülaki olmak
1.karşılaşmak. 2.görüşmek.
...
Mum (gibi) olmak
1. Yola gelmek, uslanmak. -2. Bir işe, öneriye ra zı olmak.
...
mum olmak
– hırçınlığı, yaramazlığı bırakmak
– razı olmak
...
mum yakmak
– kutsal sayılan bir yere giderek adak adadığında mum yakıp koymak
...
mümasil olmak
berbirine benzemek.
...