Yalancıktan tavırlar takınarak, olmamış şeyi olmuş göstererek aldatmaya çalışmak.
...
Arama Sonucu – "a mak"
nümayan olmak
görünmek.
...
nurlanmak
– (nsz) Işık içinde kalmak.
– mec. Temiz, parlak bir duruma gelmek
...
Nutku tutulmak
Gelişen olağandışı olaylar karşısında şaşkınlıktan konuşamamak.
...
Nutuk atmak (çekmek)
çok uzun, sıkıcı, özden yoksun konuşma yapmak.
...
O taraflı olmamak
Hiç aldırmamak, ilgisi yokmuş gibi davranmak.
...
O tarakta bezi olmamak
Söz konusu edilen şeyle, işle ilişiği olma mak, onunla ilgilenmemek
...
Ocağına incir dikmek, (ocağına darı akmak, ocağını söndürmek)
Bir insana büyük kötülüklerde bulunmak, evini barkını, soluğunu çocuğunu yok etmek, darmadağın etmek.
...
odaklanmak
– (-e) Odaklama işine konu olmak, fokuslanmak.
– mec. Belli bir noktada, yerde veya olguda toplanmak, odaklaşmak
...
ödev bilmek (saymak) (bir şeyi)
Bir şey yapmayı, yerine getiri si zorunlu bir iş olarak kabul etmek.
...
ödü bokuna karışmak
çok korkmak
...
ödü kopmak (patlamak)
çok korkmak
...
ödü patlamak
– çok korkmak
...
ödünü koparmak (patlatmak)
– Bir kimseyi çok korkutmak.
...
öfkesini (birinden, bir şeyden) almak (çıkarmak)
öfkeli kişi haksız yere bir başkasına çatmak ya da olmayacak bir şey yaparak rahatlamaya çalışmak
...
Oflayıp puflamak
Herhangi bir şey ya da kimseden ötürü büyük sı kıntı duymak.
...
öğüt almak (birinden)
Yol göstermesi işin birinin görüşüne başvur mak
...
öğüt tutmak
Verilen öğütlere uymak *
...
Ok yaydan çıkmak
Belli bir noktadan sonra olayları oluruna bırakmak; geri dönülmeyecek işler yapmak, çok sinirlenmek.
...
öküz tirene bakar gibi bakmak (bir şeye)
Ona aptal aptal, bir şey anlamadan bakmak.
...
öküz(ün) arlında buzağı aramak
Akla aykırı bahanelerle suç ve suç lu aramak.
...
Olay çıkarmak
Hoş olmayan bir duruma neden olmak; hadise çıkarmak, kavga çıkarmak.
...
ölçüyü kaçırmak
– yiyip içmekte veya davranışlarda aşırı gitmek
...
olumlanmak
– nsz. Olumlu duruma gelmek veya getirilmek
...
olumsuzlanmak
– nsz. Olumsuz duruma gelmek veya getirilmek
...