– elde etmek istediği sonuç uğruna ölüm de dâhil her türlü tehlikeye açık olmak
...
Arama Sonucu – "a mak"
ölümüne susamak, (ölümüne koşmak)
ölümle sonuçlanabilecek kadar tehlikeli davranışta bulunmak. (Kars. Belasını aramak, eceline susamak.)
...
Oluruna bırakmak (bir şeyi)
Bir olayın ya da bir durumun kendi ko şullarında oluşmasını beklemek, yapılabildiği kadarıyla yetinmek.
...
omuzlanmak
– (nsz) Omuzlama işine konu olmak.
...
ön ayak olmak
Bir işin başlatıcısı ve yol göstericisi olmak, başkaları nı ardından sürüklemek.
...
On ikiden vurmak
1. Büyük bir başarı elde etmek. -2. Umulmadık bir mutluluğa, gönence kavuşmak.
...
On paralık olmak
Küçük düşmek; beş paralık olmak.
...
öne almak (birini, bir şeyi)
Bir kimseye veya bir şeye, diğerlerinden daha önemli sayarak tarnan ve sıra bakımından öncelik tanımak
...
önlem almak
Tehlikeli olabilecek bir durumun önüne geçmek, bir amacı gerçekleştirmek için birtakım çarelere başvurmak; tedbir almak.
...
onmak
– (nsz) Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak
– Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.
– Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, ifl ...
önunda ardında (arkasında) dolaşmak
Yanından ayrılmamak, ısrarla takip etmek, onunla birlikte olmaya çalışmak.
...
önüne bir kemik atmak
Küçük bir çıkar karşılığı aşağılık birini susturmak,
...
önüne çıkmak
1. Bir kimsenin karşısına çıkmak. -2. Yolunu kesmek.
...
önüne katmak (birini)
Onu önünden yürütöp ardından gitmek veya koşmak.
...
önünü almak (bir şeyin)
Onu önlemek, engellemek.
...
onurlanmak
– (nsz) Onur duymak, şereflenmek, teşerrüf etmek.
– Kibirlenmek
...
Onuruna dokunmak
Bir söz ya da davranış gururunu incitmek, izzetinefsine dokunmak.
...
öperken ısırmak
iyilik yapar gibi görünüp aslında kötülük yapmak.
...
öpüp (de) başına koymak
– bir nimeti veya kutsal sayılan bir varlığı saygıyla el üstünde tutmak, yüksekte tutmak
– bir şeyi memnunlukla karşılamak, saygı duymak, saygıyla karşılamak
...
Oralı (oralarda) olmamak
Yaptığı kötü işlerden dolayı bir üzüntü duy mak, olumsuz durumlara hiç aldırmamak, önemsememek.
...
orantılanmak
– (nsz) Orantılı olarak düşünülmek
...
örnek almak (birini, bir şeyi)
1. Bir başkasının iyi ya da kötü olan davranışlarını benimseyip tıpkı onun gibi davranmak. -2. Bir şeyden kendisi için olumlu bir ders çıkarmak.
...
örnek olmak (birine)
Davranış ve sözleriyle başkalarını iyi ya da kö tü yönden etkilemek.
...
Ortada bırakmak (birini)
Onu güç bir durumdayken terk etmek; meydanda bırakmak.
...
Ortada kalmak
1. Bir şey söz konusu olduğunda kimse üzerine alma mak. -2. Yatıp kalkacağı, barınacağı yeri olmamak; meydanda kal mak. -3- iki kişinin ya da şeyin arasında kalmak, karar verememek.
...